YENİ EKOL 15 TESTİ

akvaryum | Etiketler:, — 6 Kasım 2009

Türkiye’de akvaryumu olup da Ekol 15′i bilmeyen, bilip de hakkında şikayet duymayan neredeyse yoktur. Mayıs ayında Ekol 15′in yeni modelinin çıkmasının ardından, bu kadar eleştirilen, zaman zaman yerin dibine sokulan bu filtreyi incelemek istedim. Aslında, Ekol 15′den herkes de şikayetçi değil: bazı kullanıcılar, bu filtrenin temizlik performansından son derece memnunlar.

Konuyla ilgili olanların çoğunun bildiği üzere, Ekol 15 ve yıllar sonra çıkan Ekol 17, aslında Eheim Classic serisinin taklitleri. Aslında, eski Ekol 15, birebir olmasa bile, Eheim 2213 Classic modelinin “klonu”. Yeni Ekol 15′de ise ufak tefek dokunuşlar var. Farkların ufak tefek olması, önemsiz anlamına gelmiyor.

Yeni Ekol 15 ile uzun yıllardır üretilen, Eheim 2213'ü baz alan model arasında az ama önemli farklar mevcut.

Yeni Ekol 15 ile uzun yıllardır üretilen, Eheim 2213'ü baz alan model arasında az ama önemli farklar mevcut.

İsterseniz hemen yeni Ekol 15 ile eski model arasındaki farklara göz atalım:

1.En önemli fark kafa kısmında ve yine Ekol 15‘in en çok şikayet edilen sorununu çözüyor: kafadaki lastik, Ekol 17 modelinde olduğu gibi gövdeye monte edilmiş. Bu sayede, yanlış lastik montajından kaynaklanan su kaçaklarının önüne geçiliyor. Bu açıdan bakarsak, aynı probleme sahip Eheim 2213 Classic modelinin önüne geçmiş Ekol 15…Yeni modeldeki en önemli değişiklik bu diyebiliriz.

2.İkinci cansıkıcı detay olan metal klipsler de plastik olanlarla değişmiş. Eski metal klipsler eli kolayca kesebildiği gibi, pek de iyi oturmuyor. Yeni modeldeki plastik klipsler ise hem kafayı sıkıca sabitliyor, hem kafaya tamamen gömülmediği için açması kolay, hem de eli kesmiyor. Eheim’da eski Ekol 15′deki metal klipsleri kullandığı halde, malzeme kalitesinden ötürü biraz daha kullanışlı. Ancak yine de bu klipsler kolayca kayboluyor, yamuluyor ya da eli kesiyor. Ekol 15, klips konusunda önemli bir puan daha alıyor.

3.Yeni Ekol 15′de pervanenin plastik malzemesi değişmiş. Ati Akvaryum ile yaptığım telefon görüşmesinde, bunun Haziran ayında çıkan hatalı bir seriden -150 kadar filtre, garanti kapsamında bütün pervaneler ücretsiz değiştirilmiş- kaynaklandığını öğrendim. Yeni pervanenin daha sessiz olacağı söylendi ama açıkçası bir fark yok. Yeni pervane, şeffaf mavi rengi ve biraz farklı kalıbı ile kolayca ayırt edilebiliyor.

4.Kafa bölümünde, Eheim Classic serilerinde olduğu gibi, giriş hortumuna kılavuzluk eden bir parça eklenmiş. Eski modellerde bu bölüm bulunmuyor. kutu yeni ekol 15 190x300 resmi Yeni Ekol 15 Testi yazısı akvaryum  kategorisinde

5.Kutuda ufak tefek değişiklikler var. Yeni modellerin kutusunda debi 600 lt/saat olarak belirtilmiş.

Şimdi hemen yeni Ekol 15 ve genel olarak Ekol 15 dış filtreler ile ilgili izlenimlerimi aktarayım:

GENEL ÖZELLİKLER

Ekol 15′in ölçüleri Eheim 2213 ile aynı: hatta birkaç güne kadar parçaları yanyana koyup kıyaslama fırsatım olacak; o güne kadar katalog verileri bana iki filtrenin de aynı olduğunu söylüyor. Eheim katalogu, 2213′ün malzeme hacmini 3 litre olarak vermiş. Ben Ekol 15′in boşken 4.5 litre su aldığını ölçtüm. Altta ve üstte bulunan süzgeçler nedeniyle, malzeme hacminin 3 litreye inmesi makul görünüyor.

Yeni modelde kalıp olarak herhangi bir fark bulunmamakta. Sadece kafa motoru farklı yerleştirilmiş ve bunu filtreyi açmadan anlamanız mümkün değil. Eski modelde kova yeşil, kafa bölümü ise siyah. Yenilerde ise kafa gri, kovaysa siyah. Daha önce bahsettiğim gibi kutular biraz farklı ama yeni olduğuna dair herhangi bir ibare bulunmuyor. Yukarıdaki maddelere bakarak filtrenin yeni ya da eski olduğunu anlayabilirsiniz.

Tüketim eskiden olduğu gibi 10 Watt olarak verilmiş; ancak debi 600 litre/saat yazılmış. Yaptığım testte debilerin aynı olduğunu gördüm ama Ati Akvaryum’un daha önce 400 litre/saat debi değeri vererek “mütevazı” davrandıklarını belirteyim. Zira 700 litre/saat debiye sahip olduğunu “iddia eden”  Tetratec 700‘ün debisi, Ekol 15 ile aynı. Eğer bir oranlama yaparsak, Ekol 15, 200 litrelik akvaryumlarda kullanılabilir. Bana sorarsanız, üreticiler, özellikle Tetratec ve kısmen Eheim, filtrelerin güçleri konusunda fazla iyimserler.
ekol 15 kafa eski ve yeni 300x199 resmi Yeni Ekol 15 Testi yazısı akvaryum  kategorisinde
Ati Akvaryum, makul davranarak Ekol 15′in 50-150 litre arası akvaryumlarda kullanılmasını tavsiye ediyor. Elbette bu rakam kullanılan tanka göre değişir. 300 litrede 5 lepistes besliyorsanız, bu tip bir filtre bile fazla gelir. 150 litrede obur, 15-20 chiclid besliyorsanız yetmeyecektir. Kendi tecrübelerime göre, kutu üzerindeki debisi 1200 litre/saat olan bir filtre, ancak 200 litrelik, kalabalık bir akvaryumu layığıyla temizliyor. Marka ya da model pek önemli değil. Unutmayın ki dış filtre sadece bir pompadır, filtrasyonu içindeki malzeme yapar. Benim tavsiyem, Ekol 15 ya da benzer debili bir filtreyi en fazla 120 litrelik bir akvaryumda kullanmanız. Elbette 200 litrede de kulllanabilirsiniz. Biyolojik olarak yeterli filtrasyon sağlayacaktır; gelgelelim suyunuz büyük ihtimalle daima kahverengi kalacak. Filtrenin yüksek debi ve kaliteli iç malzemesi sadece su değişimlerinin miktar ve periyodlarını azaltacaktır. Bununla beraber, dünyadaki hiçbir filtrasyon çözümü, su değişimi kadar yararlı olamaz.

GÖVDE VE PLASTİK AKSAM

Ekol 15′ler bir süredir ABS plastik çanak ile üretiliyor. Bunun bir avantajı, bir de dezavantajı var: Eski çanakların aksine, bunlar şeffaf olmadıkları için içlerini göremiyorsunuz. Avantajı ise, kolayca kırılan şeffaf çanaklara göre sağlam olması. Şeffaf çanaklar sadece Ekol markasının değil, Eheim’ın da baş belası. Markadan bağımsız olarak, şeffaf plastik çanaklar yumurta gibi kırılabiliyor. En azından Eheim Classic serisi böyle. Merak ettiğim ise, hiç kullanmadığım, hatta yakından bile görmediğim Hydor.

Ekol 15′in plastik kovası gerçekten güven verici ve sağlam. Plastik aksam genel olarak kalitesiz görünse de, gerek kova, gerek dirsek, gerekse kafa kısmı çok sağlam ve tok duruyor. Kısaca, biraz “Rus malı” gibi. Çirkin ama sağlam. Özellikle eski modelin çok daha güzel göründüğünü söylemek gerek. Gri kafa ve siyah kova hiç şık durmuyor ve boyalı plastik hataları daha fazla gösteriyor.

Güzel haberse, filtrenin içinin dışından daha kaliteli görünmesi! Yeni Ekol 15 modelinde, kafa motorunun yerleşimi farklı. Eski modelde pervane, dolayısıyla kafa motoru tam ortada iken, bu modelde Eheim Classic’lerde olduğu gibi dışa çekilmiş. Mıknatıs ve pervane, işçilik ve malzeme olarak Alman ya da Atman gibi kaliteli Çin malları seviyesinde duruyor. Keza, dışarıdan kötü görünen kafa kısmının içten görünümü çok düzgün – sanki filtre olduğundan kalitesiz gösterilmek için çaba harcanmış!

Filtre yanında gelen aksesuarların kalitesi de, daha önce incelediğim Ekol 19 ve Ekol 17′ye göre çok daha özenli üretilmişler – süzgeç kısımları hariç. Filtre ile gelen kapalı tip vantuzları çok beğendim. Açık tip vantuzlara zerre kadar güvenmiyorum ve yeni bir filtre aldığımda bir de kapalı vantuzlardan alıyorum. Çok kaliteli diyebileceğim Alman malı bir filtrede bu vantuzlar yüzünden evi su bastığından, herkese kapalı tip vantuzları öneriyorum. Paketten 5 adet vantuz çıkıyor. Sayı olarak da yeterliden öte.

Ekol 15 kutusundan çıkanlar...

Ekol 15 kutusundan çıkanlar…

Kutudan bir de yeşil plastik parça çıkıyor. Bunu daha önce gördüğüm için ne olduğunu biliyordum: iç filtrelerdeki hava hortumu gibi birşey bu. Yağmurlama borusu yerine bu parçayı kullanarak dış filtreyi bir tür hava motoru-hava taşı gibi kullanıyorsunuz. Küçük ama güzel detaylardan biri daha.
ekol 15 havalandirma 300x225 resmi Yeni Ekol 15 Testi yazısı akvaryum  kategorisinde

DEBİ

Ekol 15′in debi konusunda iyi olduğunu kimse inkar etmiyordu. Hatta daha önce Ekol 15′in şu çıkışını gördüğümde, Eheim 2213′den fazla olduğunu düşünmüştüm.

Bendeki Eheim 2213 şu an Serhan’da olduğundan onunla bir test yapmak mümkün olmadı ama aynı kafa motorunu kullandığını düşündüğüm 2222 Pro modeli ile kıyaslayabildim: Ekol 15, dakikada 5 litre su basarak, dakikada 4.4 litre su basabilen 2222 Pro’ya %10 civarı fark attı.

Test koşulları her filtre için standart: kafa motorunun tepe noktası ile su bastığı kova arasında 75 cm sabit yükseklik kalacak şekilde, 15 saniye çalıştırıyor ve iki ölçümden en yüksek olanı alıyorum. Aynı testte Tetratec 700′ün de dakikada 5 litre basabildiğini ekleyeyim. Ekol 19 ise dakikada 11 litreye ulaşabildi. Tüm filtrelerdeki iç malzemeler, kafa motorlarının gücünü layığıyla test edebilmek için çıkarıldılar.

Eski ve yeni Ekol 15 modeli arasında ise herhangi bir debi farkı olmadı.

Eskiden kutu üzerinde 400 litre/saat olan rakamın 600 litre/saate çıkarılmış olması bir şekilde anlamlı hale geliyor: 700 litre/saat değerine sahip Tetratec 700 ile aynı, 500 litre/saat debiye sahip olduğunu iddia eden Eheim 2222 Pro’dan ise %10 daha güçlü olan Ekol 15′in 600 litre/saat değerini vermesi daha makul. Nitekim, kutu üzerindeki değerlere hiçbir şekilde ulaşılamayacağını da -markası ve modeli ne olursa olsun- testlerle de görmüş olduk. Dolayısıyla, bir filtre satın alırken kutu üzerindeki değerin yarısı kadar debiye sahipmiş gibi düşünmek ve testleri izlemek lazım.

GÜRÜLTÜ

Su sızdırma şikayetleri dışında Ekol 15 ile ilgili ikinci -ve hemen hemen son- şikayet, gürültü.

Açıkçası, ölçülmeden yapılan testler benim için bir anlam ifade etmiyor. Her kulağın duyma eşiği farklı ve her insan farklı düzeylerde gürültüye tahammül edebiliyor. Şimdiye kadar Bel, Sone cinsinden gürültü değerleri verilmediğinden, sesli ya da sessiz demek objektif bir anlam ifade etmeyecektir.

Ama şunu da söylemek gerek: Fluval, Eheim ve Tetratec, gürültü düzeyi olarak farklı bir ligdeler. Eğer dolap içinde çalışmıyorsa ve 1-2 metre yakınınızdaysa, Ekol 15′in sesini duyuyorsunuz. Oysa 1 metreden, hatta 50 santimden, Eheim Pro serisi bir filtrenin çalışıp çalışmadığını anlayabilmek çok zor. Neyse ki, gürültü düzeyi yüksek ya da ses sinirbozucu değil. Hafif bir fon gürültüsü, orta boy bir trafonun sesi gibi bir ses bu. Zaten tıkırtı ve düzensiz bir ses varsa, bu bir arıza ya da üretim hatasına işaret eden bir durum.

Biraz daha açmak gerekirse, açıkta ve yatak odanızda bulunursa ses sizi rahatsız edebilir; ancak kapalı bir dolapta ve salondayken muhtemelen varlığını hissetmeyeceksiniz.
yeni ekol 15 kafa 300x252 resmi Yeni Ekol 15 Testi yazısı akvaryum  kategorisinde

İÇ MALZEME

Ekol dış filtreler boş olarak satıldığı gibi, 2-3 farklı kombinasyonda malzeme ile de satılıyorlar. Bana gelen eski Ekol 15 modelinde bir sünger, 2 kat elyaf vardı. Yeni modelde ise seramik halka, aynı süngerden, bir kat elyaf ve aktif karbon vardı. Aktif karbon, suya harika bir berraklık kazandırması ve özellikle ağır metalleri süzebilmesi gibi özellikleriyle harika bir malzeme. Gelgelelim, 15 gün ila 1 ay arasında değişmesi gerektiğinden, bence bu tip bir dış filtrede bulunması pek doğru değil.

Sünger ise, yıllardır Ekol 15 ile satılan, delikli süngerden.

ekol 15 iç malzeme 300x215 resmi Yeni Ekol 15 Testi yazısı akvaryum  kategorisinde

SONUÇ

Ekol 15, güçlü debi, sağlam malzeme ve kanıtlanmış bir tasarıma sahip bir dış filtre. Fiyatı çok ucuz. Yedek parçası da ucuz ve kolay bulunuyor. Üretici Ati Akvaryum, şikayetlere ilgi ve iyiniyetle yaklaşıyor.

Aksayan yönleri olsa da, Ekol modellerinde kalite çıtası giderek yükseliyor. Akıllıca bir şekilde, Ekol 17 modelinde olduğu gibi contayı kafaya gömerek sızdırma problemini çözmüşler. Aslında bu sızdırma problemlerinin neredeyse tümü kullanıcıdan kaynaklanıyor. Eski modellerde, ki bu sorun Eheim Classic serisinde de var, o-ringi kafaya oturtmak kolay değildi ve otursa bile, kafayla kovayı birleştirirken kayabiliyordu. Zaman içinde zorlana zorlana aşınan o-ring, düzgün otursa bile sızdırma yapabilmekteydi. Eminim bundan sonra sızdırma şikayetleri duymayacağız.

Aslında, Ekol 15′in yeni modelle birlikte fazla eksiği kalmadı. Plastik kalitesinin artması gerekiyor ki, belki toplamda 3-5 TL’lik bir fark bu. Filtrenin fiyatı zaten hayli ucuz. Üstüne 3-5 TL eklense ama albenisi yüksek olan bir ürün ortaya konulsa, satış rakamları yükselecektir. Zira çoğu insan tanımadığı bir malı görüntüsüne bakarak beğeniyor ya da beğenmiyor.

Yazının sonuna kaldı ama, yeni muslukları çok beğendim. Vidalar kolayca açılıyor, özellikle Ekol 19 ve Ekol 17 modellerinde karşılaşılan diş kaptırma ihtimali hemen hiç yok. Plastik çok daha sert. Vanalar düzgün hareket ediyorlar. Hortumlar musluk aksamına iyi oturuyor ve kolay vidalanıyor.

Önümüzdeki günlerde birkaç dış filtre ile birlikte Ekol 15′in de debi testi videolarını yayınlayacağım.

ekol15 ekol17 297x300 resmi Yeni Ekol 15 Testi yazısı akvaryum  kategorisinde

Soldaki Ekol 17'nin hacmi ve debisi Ekol 15'in iki katı kadar.

ekol17vsekol151 300x235 resmi Yeni Ekol 15 Testi yazısı akvaryum  kategorisinde

Soldakinin Ekol 15 etiketine aldanmayın; aslında Ekol 17.

UCUZ AKVARYUM HOBİSİ: BİTKİ

akvaryum | Etiketler:, — 31 Ağustos 2009

Ülkemizde gelir düzeyi düşük ve alternatifler az olduğundan, pekçok hobi gelişmiş ülkelere göre bizde hem daha pahalıya çıkıyor, hem de genel gelir düzeyi düşük olduğundan çok az insan hobi sahibi olabilecek parayı elinde tutabiliyor.

Gelenek olarak, evcil hayvan bakan ve ona kıymet veren bir kültürden geliyoruz. Osmanlı’ya gelen Batılı gezginler arasında, “Türk halkının deli olduğunu, hayvanlara yemek verdiklerini” söyleyenler var. Aslında Araplardan tutun Uzakdoğuya kadar yerleşik hayata geçen hemen tüm doğu kültürlerinde evcil hayvanlar önemlidir.

Akvaryum hobisi, doğru başladığınız ve doğru devam ettiğinizde aslında ucuz bir hobidir. Onu pahalı hale getiren, eksik bilgi ve alternatiflerin farkında olmamak.

Bunu bir seri halinde yayınlamayı düşündüm ve ilk olarak “Bitkiler” konusundan başladım. Bitki konusu, en deneyimsiz olduğum konuların başında geliyor. Buna rağmen, genelde salyangoz sorunları dışında basit bitki türlerinde iyi sonuçlar aldığımı söyleyebilirim.

Bu yazı dizisi boyunca, sizlere piyasada satılan ünlü markaların ürünleri ile alternatif ürünlerin fiyat ve performans karşılaştormasını yapmaya çalışacağım. Bahsettiğim ürünlerin hepsi, bizzat kullanmış olduğum ve/veya kullanmakta olduğum ürünlerdir. Elbette yazıları takip edebilmeniz için hobinin ilgili alanlarında belli miktarda bilgi sahibi olmanız gerekiyor.

Ucuz Kum

Elbette ilk göze görünen malzeme kum. Hagen siyah kum ya da Aquaclay gibi markalı malzemeler dışında kuma fazla para vermemelisiniz; zira akvaryumcular dökme ya da çuvalla aldıkları kumu kilosu 1-3 lira arası fiyatlarla satıyorlar. Geçen sene Gaziosmanpaşa’da bulduğum bir kumcudan iki adet 50′şer kiloluk 2 çuval aldım ve 100 kilo kuma sadece 24 TL ödedim. Oysa bir akvaryumcudan aynı kumu almak en iyi ihtimalle 100-300 TL arasında olacaktı. Zaten 50 kg kuma 75 TL isteyen bir akvaryumcudan sonra araştırma yapıp bahsettiğim kumcuyu buldum.

Birçok semtte kumcu bulabilirsiniz. Çuvalla satan nadir; genelde dökme olarak satılıyor. Aslında bir kamyon kum yerine göre 100 TL’den başlasa da, akvaryuma uygun kumlar bahsettiğim fiyat aralığında (çuvalı 10-15 TL). Özellikle Gaziosmanpaşa – Küçükköy semtinde, 50 KG’lık çuvallarla akvaryumlara uygun kum satan bir depo var. Ulaşmak isteyenler için telefon numarası 0212 538 08 71.

Ucuz Lav Taşı,Kum ve Aquaclay

Bazı akvaryumcuların Aquaclay yerine lav taşı sattıklarına şahit oldum. Aquaclay, aslında malzeme olarak kiremitten pek farklı birşey değil; ancak gözenekli ve hafif yapısı sanki çok özel bir malzemeymiş hissi veriyor. Oysa adı üzerinde, kil. (Clay kil demek). Aquaclay patentli bir ürün olduğu halde bazı firmalar taklitlerini yapıyor. Bana sorarsanız arada bir fark yok. Markalı ürünlerden örnek vermek gerekirse, Seachem Flourite Red de var. Aquaclay’den daha pahalı ancak aynı zamanda bitkilere besin de sağlıyor.

Daha önce Aquaclay’in “yan sanayisine” denk geldim ancak sonradan araştırdığımda maalesef bulamadım. Eğer bilen arkadaşlar varsa bizleri de bilgilendirmesini rica edeceğim.

Lav taşını bazı “uyanık” akvaryumcuların Aquaclay olarak sattıklarından bahsettim. Aslında bir filtre malzemesi olan lav taşını çok ucuza temin etmeniz mümkün. Aynı zamanda seralarda nedenini bilmediğim bir alanda bolca kullanılan bu taşı madencilerden çok ucuza temin etmek mümkün. Yanlış hatırlamıyorsam 50 kg bir çuval 15 TL altında. Internette bolca lav taşı satan madenci var. Sitelerinden irtibat bilgilerine ulaşıp telefonla bağlantıya geçebilirsiniz.

Ucuz Misket Gübre

Tunç Sönmezoğlu adında bir hobicinin misket gübresini kullanıyorum. Görünüş olarak cam macununu andırıyor ve macunu kendiniz misket haline getiriyorsunuz. Maliyet olarak, markalı benzerlerinden en az 5 kat ucuz olduğunu söyleyebilirim. 100 misket 20 TL’ye geliyor. Tunç bey ile iletişime geçtikten sonra nasıl sipariş verebileceğinizi de bu yazıda belirteceğim.

Ucuz Mikro Element Gübresi

Mikro Element ne derseniz, sanırım bitkili akvaryum dilinde, Fosfat ve Nitrat dışında kalan bütün mineral ve elementler “mikro element” gurubuna giriyor:) Mikro elementler, Nitrat ve Fosfat gibi iki temel “gıda besini” dışında, suda eser miktarda bulunması gereken elementler. Demir, Çinko, Molibden, Bakır, Nikel bunlardan bazıları.

Örnek vermek gerekirse, 100 ml Sera Florena 15 TL gibi bir fiyata sahip ve bir şişe 400 Lt için. Benim “kimyasal” favorim olan Seachem markasının muadil ürünü olan Seachem Flourish’in 250 ml’si, yine Sera Florena gibi, 15 TL civarında. Bu şişe, sıkı durun, 12.5 ton suyu gübrelemek için yeterli! (Flourish’in uzunca bir serisi var; örneğin Flourish Excel demir gübresi, Flourish Potassium Potasyum, Flourish Nitrate ise Nitrat gübresi)

Tunç Sönmezoğlu’nun gübresinin 1 litresi ise 15 TL ve 30 ton civarında su için.

Şimdi bir oranlama yaparsak, en ucuz alternatif olan Sönmezoğlu’nun sıvı gübresi ile en pahalısı olan Sera Florena ile aradaki fiyat farkı neredeyse 75 kat! Yalnız sanırım Florena haftada bir kez kullanılırken, diğer iki gübreyi haftada ortalama 2 kez kullanmak gerekiyor. Öyle olsa bile, 40 kat tasarruf yapmanız olası!

İlginçtir ki, en pahalı alternatiflerden biri olan Sera Florena ve Florenette gibi ürünlerle geçmişte kötü tecrübelerim oldu. Seachem ve Tunç Bey’in ürünlerinden genel olarak memnun kaldım. Bu yazı için elimde artık kalmayan misket gübre ve mikro element gübresinden gönderen Tunç Bey’e teşekkürler.

Bildiğiniz diğer alternatifleri bu yazıya yorum olarak gönderebilirsiniz.

Tunç Sönmezoğlu'nun Mikro Element ve Misket Gübreleri

Tunç Sönmezoğlu'nun Mikro Element ve Misket Gübreleri

Tunç Sönmezoğlu'nun Misket Gübresi. Paketin içinden eldiven bile çıkıyor! Tabi açıklamalar da mevcut. Misket kuruyunca alttaki gibi oluyor, benimkisi daha çok Öküzgözü Üzümü gibi oldu!

Tunç Sönmezoğlu'nun Misket Gübresi. Paketin içinden eldiven bile çıkıyor! Tabi açıklamalar da mevcut. Misket kuruyunca alttaki gibi oluyor, benimkisi daha çok Öküzgözü Üzümü gibi oldu!

HANGİ AKVARYUMCUDAN BALIK ALINMAZ?

akvaryum | Etiketler:, — 28 Ağustos 2009

Akvaryum sezonu yakında açılıyor. Bu hobide en büyük sorun akvaryumcular. Türkiye’de petshopların ortalama kalite düzeyi (ve onları işletenlerin ortalama kalite düzeyi) ortada. Herkes üzerine alınmasın, çok kaliteli yer ve insanlar da var ama sayısı anormal derecede az.

Bazı akvaryumculardan kesinlikle balık almamak gerekiyor. Şimdi hemen dikkat etmeniz gereken bazı ipuçları vereyim:blueangelsmall 300x245 resmi Hangi akvaryumcudan balık alınmaz? yazısı akvaryum  kategorisinde

1.Ortak sump kullanan yerlerden katiyen balık almayın. Bir balıkla başlayan hastalık, bu tip filtre sistemlerinde en azından aynı sumpı kullanan tüm akvaryumlara yayılır. Bu tür akvaryumları anlamak kolaydır. İçerisinde iç filtre ya da dış filtre hortumları yoktur ve genelde akvaryumun arkasında bir taşırma borusu vardır. Eğer akvaryumlar çok sıksa, bu tip bir sistem olduğundan şüphelenmelisiniz. Dış filtre ve iç filtre kullanımı pahalı geldiğinden, genelde iyi akvaryumcular bağımsız üretim filtreleri kullanırlar (suyun içinde, hava kabarcığı çıkaran sünger filtreler)

2.Büyük bir dış filtreyi açıkta ve bir akvaryuma bağlı olarak (hortumları önden takılmış şekilde) görürseniz, o akvaryumcudan alışveriş etmeyin. 1. maddede olduğu gibi, bu tip filtreler hastalıkları tüm akvaryumlara bulaştırır.

3.Kendi ithalat yapan büyük akvaryumcular hariç, çoğu akvaryumcu balığı aynı toptancıdan alır. Mesela hafta arası sabah saatlerinde Eminönü Çiçek Pazarında dolaşırsanız, akvaryumcuların neredeyse hepsine balık geldiğini görebilirsiniz. Bir ara bu gün Perşembe idi. Dolayısıyla, eğer balık alacaksanız, balığın geldiği günden itibaren 3-4 gün geçmesini bekleyin. Çünkü ithalatçının berbat şartlar altında getirdiği balıkların büyük kısmı ilk günlerde ölecektir.

4.Fanusta japon ve pet bardakta betta satan/teşhir eden akvaryumculardan balık almayın. Japon, sanılanın aksine en çok su hacmine ihtiyaç duyan balıklardan biridir. Betta ise pek hareketli bir balık olmamasına rağmen, pet bardakta yaşaması eziyettir. Bu tip herifler ne insaniyetten, ne de ticaret ahlakından nasiplenmedikleri için, yaptığınız tüm alışverişler risk taşır.

5.Yavşak tavırlı, çat pat Türkçe konuşan adamlardan alışveriş etmeyin.

6.Bazı akvaryumlarda anormal yüksek debiden dolayı balıkların yüzmekte bile zorlandıklarına denk gelmiş olmalısınız. Bu tip heriflerden alışveriş yapmayın. O balıklar eziyet ve stresten ya hemen ölür, ya doğurganlığını kaybeder, ya da gelişme dönemindeyse küçük kalırlar.

7.Akvaryumu pis yerden alışveriş yapmayın.

8.Akvaryumlarda ölü ya da can çekişen balık görürseniz, selam bile vermeden çıkın gidin.

9.Boyalı balık satan akvaryumcudan balık almayın.

TETRATEC 700 - TETRATEC 1200 SU SIZDIRMA SORUNU VE ÇÖZÜMÜ: SORUN ASLINDA CONTADA DEĞİL!

akvaryum | Etiketler:, , , — 25 Ağustos 2009

Tetratec dış filtreler, sessizlik ve pratik temizlenmeleri nedeniyle beğeni topluyorlar. Ancak zaman içinde ortaya çıkan bazı kronik hastalıkları var. Bunlardan biri, her Tetratec sahibinin birgün başına gelecek olan su sızdırma sorunu. Bu sorun, genelde Tetratec 1200 modelinde ortaya çıkıyor. Tetratec 700, Tetratec 600 gibi modeller de bu sorundan daha da az olsalar etkileniyorlar.

Çoğu Tetratec sahibi, su sızdırma sorunuyla karşılaşınca, bunun contadan kaynaklandığını düşünüyor. Bazı vakalarda, çok çok nadiren, kafa contası yırtılmasından dolayı bu sorun ortaya çıkabiliyor. Ancak hemen ekleyeyim; Tetra tarafından üretilen bu dış filtrelerde, kafa contası son derece sağlam ve plastik de çok iyi kalite. Dolayısıyla, conta ya da çatlayan kova – kafa gibi şeyler yüzünden sızıntı yaşama olasılığınız sıfıra yakın.

Bu akşam aynı sorunla ben de karşılaşınca, filtrenin kafa kısmını söktüm. Başta şüphelendiğim şey, hava alma pompasıydı; zira bazen o bölgeden su sızıyordu. Ancak kafa kısmını sökünce, pompaya basarken ortaya nadiren çıkan su sızdırma sorununun, filtrenin kaçak yapması ile bağlantısı olmadığını gördüm. Sorunu teşhis edebilmek için, kafanın üst kısımdaki plastik kısmını takmadan, kovaya geçirerek test etmeye karar verdim. Filtreyi 1-2 dakika o şekilde çalıştırınca, sorunun ne olduğunu da anlamış oldum!tetratec dis filtre conta su sizdirma 300x217 resmi Tetratec 700   Tetratec 1200 Su Sızdırma Sorunu ve Çözümü: Sorun aslında contada değil! yazısı akvaryum  kategorisinde

Tetratec’lerin en hassas noktaları, aynı zamanda son derece kullanışlı da olan, 360 derece dönebilen ve ayrıldığında su akışını otomatik kesen musluk aksamı. Ancak, filtrenin kalitesinin aksadığı iki noktadan biri de burası (diğeri sepetler). Musluk aksamındaki plastik parçalar kolay kırılmalarının yanında, sızıntı da yapabiliyorlar. Nitekim, contadan sızdırdığını sandığınız filtreniz, çok büyük ihtimalle musluktan sızıntı yapıyor!

Nasıl mı?

Musluktan sızan su, üstteki tasın altında bulunan pompa aksamı etrafındaki boşlukları dolduruyor ve burası dolunca da, özellikle kilitleme klipsleri bölgesinden su sızıyor. Normalde bu bölgenin kuru olması gerekiyor. Sorunu daha iyi anlamak için fotografa bakın.
Fotografın en solunda hava alma pompası, ortada motor, onun önünde ise musluk aksamı yer alıyor. Bu çevrede gördüğünüz gibi boşluklar var. Musluk aksamı, sızıntıyı en alttan yapıyor ve normalde kapalı olan o bölge “havuz” haline geliyor ve özellikle de sağ altta gördüğünüz bölümden su sızıyor.

Tetratec Sızdırma Sorununu Çözelim

 resmi Tetratec 700   Tetratec 1200 Su Sızdırma Sorunu ve Çözümü: Sorun aslında contada değil! yazısı akvaryum  kategorisinde

Sorunun çözümü oldukça basit sayılır. Musluk aksamını söküp temizleyeceğiz. Sorun çok büyük ihtimalle, pislik toplayan o-ring. Zamanla o-ringler yıpranabildiğinden, başka alanlardaki tecrübelerimden yola çıkarak bir tavsiyede bulunayım: sağdaki ve soldaki o-ringlerin yerlerini değiştirin! Nitekim, benim sorunumu çözen de bu oldu. Elbette en iyisi bu o-ringin yenisini temin etmek. Ancak, “hırdavat” konusundan bir hayli anladığımdan, bunun pek bulunabilir bir ölçü olmadığını söyleyeyim. Bir ihtimal, ithalatçıdan temin edebilirsiniz. Tetratec dış filtreleri kim getiriyor bilmiyorum ama Google’a sorarsanız size söyleyecektir:)

tetratec 700 dis filtre musluk 31 1024x656 resmi Tetratec 700   Tetratec 1200 Su Sızdırma Sorunu ve Çözümü: Sorun aslında contada değil! yazısı akvaryum  kategorisinde
Musluk aksamını ters çevirin. İşleme başlamadan önce, iyica temizlemenizi tavsiye ederim. Kulak çubukları musluk içlerini temizlemek için ideal. Yosunları kulak çubukları ile parçalayıp basınçlı suya tutarsanız musluk içleri ilk günkü gibi olacaktır. Çıkan yosun miktarına şaşırabilirsiniz.

tetratec 700 dis filtre musluk1 1024x614 resmi Tetratec 700   Tetratec 1200 Su Sızdırma Sorunu ve Çözümü: Sorun aslında contada değil! yazısı akvaryum  kategorisinde

Altta 4 vida var. Bunları sökün. Musluk ayırma mandalı biraz oynadığınızda, alt kısım ve üst kısım ayrılacaktır. Yan döndürüp mandal kısmını gövde kısmından ayırın.
O-ring ve musluk içlerini iyice yıkayıp kurulayın. Daha önce de dediğim gibi, o-ringlerin yerlerini değiştirin.

tetratec 700 dis filtre musluk 41 1024x822 resmi Tetratec 700   Tetratec 1200 Su Sızdırma Sorunu ve Çözümü: Sorun aslında contada değil! yazısı akvaryum  kategorisinde

Söktüğünüz şekilde geri takın. Sızıntı çok büyük ihtimalle kesilmiş olmalı. Sizi yanıltmaması için kafa kısmını ters çevirip önceden birikmiş suyu dökmelisiniz.

AKVARYUM TAMİRİ NASIL YAPILIR?

akvaryum | Etiketler:, , — 16 Ağustos 2009

Geçenlerde yavru akvaryumunun su kaçırdığından bahsetmiştim. Eski ve uyduruk bir akvaryumdu ve zamanında cam yapıştırılırken silikon içinde hava kabarcıkları kaldığından, kenardan küçük bir patlak vermişti. Onun yedeğinin camları aşırı derecede çizik olduğundan, yavruları kovaya alıp akvaryumu tamir etmeye karar verdim.

Bu iş göründüğü kadar zor değil. Yalnız özellikle birşeye son derece dikkat etmenizi öneririm: cam inanılmaz derecede kesicidir ve akvaryumu taşırken başınıza cidden korkunç kazalar gelebilir. Bunu çok dikkate alın. Akvaryumun kolunuzun altından kayması, sudan dolayı kayıp üzerine düşmeniz gerçekten paramparça olmanıza neden olabilir. Buna sağ kolunu epeyce doğramış biri olarak söylüyorum. O yüzden taşıma konusuna aşırı dikkat edin.

Çalışmak için geniş bir yere ihtiyacınız olacak. Benim akvaryum 85 santim genişliğinde olduğundan, en az 1 metreye 1 metre alan gerekiyordu. Çok fazla malzeme gerekmiyor; akvaryum silikonu, biraz koli bantı, falçata ya da maket bıçağı (aynı şeymiş gibi söylenir ama maketçiler bilir, çok farklıdır) ve eğer mevcutsa kazıma aleti, kalan silikonu çıkarmak için aseton gibi bir solvent ve elbette bolca bez. Silikonun akvaryum silikonu olmasına dikkat edin. Fiyatları 8-9 TL civarında.

Sista Akvaryum silikonu 8-9 TL civarında; Bison biraz daha ucuz

Sista Akvaryum silikonu 8-9 TL civarında; Bison biraz daha ucuz

Akvaryumdaki sızdırma, ön camın solunda olduğundan işim kolay oldu. Yandaki camı da sökebilirdim ama daha çok yük taşıyan ön camın silikonunun yenilenmesinin iyi olacağına karar verdim.

Camları ayırmak oldukça kolay ama dikkat ve sabır istiyor. Camın kenarından, aynı bölgedeki silikona derinlemesine çizikler atarak ilerleyin. Bir süre sonra falçata ya da maket bıçağı camlar arasına tam olarak girecektir. Bundan sonra işimiz kolay. Falçatayı kendinize çektiğinizde dahi silikon rahatça kesilecektir. Çok hafifçe camı kendinize çekerseniz falçata araya sıkışmaz ve daha rahat ilerler.

Falçatayı dikkatlice ilerletin. Daha kolay kesmek için camı çok hafif şekilde kendinize çekin.

Falçatayı dikkatlice ilerletin. Daha kolay kesmek için camı çok hafif şekilde kendinize çekin.

Üç tarafta aynı işlemi uyguladıktan sonra ayrılan cam parçasını alın ve kaba silikonu varsa kazıma aletinizle, yoksa falçatanızla kazıyın. Elinizi kesmemek için çok dikkatli olun. İyice kazıdıktan emin olduktan sonra, aseton ya da tiner gibi bir solventle kalan ince tabakayı da çıkarabilirsiniz. Ben karbürator temizleyici kullandım ama bileşim olarak sanayi asetonuna benziyor zaten.

Bu tip bir aletle silikon artıklarını kazımak çok kolay olacaktır.

Bu tip bir aletle silikon artıklarını kazımak çok kolay olacaktır.

Sonra akvaryum camlarındaki silikonları yukarıda da anlattığım şekilde temizleyin. Şimdi, hem camın, hem de akvaryumun kenarlarını bantlayacağız. Ben maskeleme bandı kullandım. Genelde oto boyacılarının kullandığı bu bandın özelliği, çıktığı zaman yapışkan artığı bırakmaması ve kolay sökülmesi. Büyük nalburlar ya da yapı marketlerde bulabilirsiniz. Eğer yoksa, normal bant ya da adi bir koli bantı kullanabilirsiniz. Kaliteli bir koli bantı kullanmayın çünkü bazı bantlar çok sağlam yapışıyor ve söküldüklerinde genelde çıkması çok zor artıklar bırakıyorlar.

Bantlama işlemini es geçmeyin.

Bantlama işlemini es geçmeyin.

Bantlama işlemi sağa sola silikon bulaşmaması açısından önemli; zira bulaşan silikonu temizlemek çok zor. Bu yüzden bantlama işlemini es geçmeyin.

Şimdi geldik işin en zor kısmına: silikonlama. Tüpün ağzını cam kalınlığınız kadar kesin. Kolay sürmek için düz değil, çapraz kesmeniz gerek. Eğer daha önce silikon çekmekle, silikon tabancasıyla pratiğiniz yoksa, bu işe hiç bulaşmayın derim! Silikonu homojen şekilde sürmelisiniz. Eğer akvaryumunuz kötü yapışıtırılmışsa, silikonu çok bol sürmek durumunda kalabilirsiniz.

Bu işleme başlamadan önce, eğer camlarınız rodajlı değilse, küçük bir rodaj işlemi de yapabilirsiniz. Rodaj işlemi, basit olarak camların keskin kenarlarının yumuşatılmasıdır. Fabrikasyon olarak özel makinelerde yapılır ama metal zımparası da işinizi görecektir. Ben 400 grit kağıtla iyi sonuç alıyorum. Zımpara takozu kullanmanızı da şiddetle tavsiye ederim; çünkü cam önce zımpara kağıdını, sonra elinizi kesebilir.

Silikonu sürdükten sonra camı dikkatlice oturtun ve hafifçe bastırın. Yapışan kenarlarda hava kabarcığı kalmamalı. Eğer kabarcık kalırsa, akvaryum çok kolay açılma yapacaktır. Son olarak, koli bantlarıyla yapıştırdığınız camları gerdirerek sıkıca oturmasını sağlayın. Silikonun sağlıklı şekilde kuruması için 24 saat vermelisiniz. En az 24 saat geçtikten sonra, akvaryumu balkon ya da banyo gibi, su kaçırırsa sorun olmayacak biryere taşıyın ve kuru bir yere oturtup normalde dolduracağınız seviyede suyla doldurun. Eğer en az 1-2 saat kaçak olmadıysa, başarıya ulaştınız demektir!

  • Twitter!!
  • FriendFeed
  • Flickr
  • az kaldı!

İSTATİSTİKLER

Blogumda toplam 5836 yorum ve 846 blog girdisi bulunuyor.

ARŞİV

1234567