SUN MİCROSYSTEMS, MYSQL'İ ALMIŞ

2008′in ilk bomba haberi…

Sun, MySQL’i 1 milyar dolar sayarak satın almış. Böylece, MySQL, Java + sunucular filan derken, Sun, Internet’i iyiden iyiye idare eder hale geliyor.

Microsoft, yine bakmaya devam ediyor bu arada.

Oracle, Red Hat müşterilerini kapmak için mücadele ederken, Sun, bazı problemlerle gelen MySQL’i adam gibi geliştirip Enterprise RDBMS pazarında Oracle’a kök söktürebilir. MS SQL filan demiyorum; onu 3.dünya ülkeleri ve Türkiye haricinde pek kullanan yok.

Sun’a sempatim olduğunu gizlemiyorum. Benim pek hazzetmediğim MySQL’in (şirketin de adı bu aynı zamanda) Sun’a geçmesi hem Sun adına sağlam bir yatırım oldu; hem de giderek daha fazla kullanmak zorunda kaldığım ve görünüşe bakılırsa kalacağım MySQL’in gelişmesi açısından bir nevi teminat haline geldi. MySQL’in dokümantasyonu ve araçları “bol” olmasına rağmen, sığ, kalitesiz ve kötü hazırlanmış. Umarım, Sun bu konuda bir an önce harekete geçer.

Açıkçası, MySQL gibi güdük bir RDBMS’den nasıl bir Enterprise ürün çıkarılır, tahayyül etmek pek olası değil. Trigger’lar bile göreceli olarak yeni geldi. ANSI SQL uyumluluğundan zaman zaman fazlaca kopan bir query yapısı var. Buna rağmen, Oracle’ın “kopup gittiği” PL/SQL gibi genişletilmiş bir dile de sahip değil. Çok basit sorgularda oldukça hızlı olmasına rağmen, karmaşık sorgularda tabana vuruyor. (Aslında web gözönüne alınarak geliştirildiği için, çok hızlı, efektif ve pragmatik bir çözüm bir yandan da)

BLOGMANİ'DE FİNALE DOĞRU

bilgisayar,blog,web | Etiketler:, ,

blogmani1 resmi Blogmanide finale doğru yazısı bilgisayar  kategorisindeNe zamandır Segway’miş gibi bahsettiğim Blogmani bitmek üzere…

Harddiskim ya da beynim zarar görmezse, Blogmani eklemeyi düşündüğüm birçok özellik eklenmemiş olarak(!) Pazar günü açılacak.

Bundan sonrası, göreceği ilgiye bağlı. Açıkçası, aklıma gelen fikirleri uygulamakta bir güçlüğüm yok. Sorun, aklıma fazla da fikir gelmiyor olması. Bir de, zaman. Resimde gördüğünüz yazar ekranı yaklaşık 10 saat aldı. Sayısız PHP kodunu HTML arasına gömmek, arada buton yapmaya filan kalkmak, sırf bu sayfada gördüğünüz 2 AJAX ve 2 Spry Framework bileşeni oldukça el oyalayan zımbırtılar. Doğrusunu isterseniz, bu ekrandan oldukça memnun kaldım. Hala bir-iki eksik var. (Bunları da yakında ekleyeceğim).

Puanlama sistemi zaten bitmişti; şimdi istatistik konusunu daha da abartmakla(!) uğraşıyorum. Vaktim kalırsa, bol grafikli (pie chart, bar chart, vs…) bir istatistik modülü yazıyor olacağım. Aslında şu haliyle de tamamen fonksiyonel.

İşin güzel tarafı, oldukça fazla AJAX olmasına rağmen, herşey bayağı derli toplu oldu ve gayet de hızlı çalışıyor. (MySQL’i fazla yormuyorum, dosya boyutlarım oldukça küçük ve çoğu yerde plugin kullanmak yerine oturup elle aralara kod döşedim!)

MİCROSOFT NASIL VE NE ZAMAN BATAR?

bilgisayar,web | Etiketler:, , , — 15 Ocak 2008

logo resmi Microsoft nasıl ve ne zaman batar? yazısı bilgisayar  kategorisindeŞirketler de insanlar gibidir. Microsoft, artık bir hayli yaşlandı. Üstelik bir ayağı da çukurda; sağlıklı bir yaşlılık sürmüyor…

Dev Silicon Graphics, sonraki adıyla SGI, paldır küldür dibe çöktü. 386 tabanlı işlemcilerin, güçlü ve özel işlemcili, pahalı workstation’ları gömeceğini anladıklarında iş işten geçmişti. Anlamamakta uzun süre direndiler.

Senelerce ses kartına bel bağlayan Creative, akıllıca bir hamleyle son anda tüketici elektroniğine yönelerek paçayı kurtardı.

Sun’da son anda kefeni yırtanlardan oldu. Solaris ve Sun SPARC macerasından vazgeçip, Linux ve AMD’ye sarıldı. JAVA’yı akıllıca bir şekilde pompaladı ve büyüyen cep telefonu pazarı sayesinde kara geçti. Hatta o kadar başarılı oldular ki, şimdilerde tekrar eski aşklarına, SPARC ve Solaris’e geri dönüyorlar. Solaris, Debian benzeri bir paket sistemiyle dönüyor ve SPARC mimarisi hızla gelişiyor.

Microsoft ise, çok iyi pazarladığı, köhne bir ürünle ayakta kalmaya çalışıyor: Windows. Vista’dan herkes nefret etti; senelerce bekledikten sonra. Artık aklı olan hiçkimse, ne MS’in ofis paketine, ne de server çözümlerine para ödüyor.

Windows, DirectX sayesinde birsüre daha ayakta kalacak; Microsoft batmasa bile, yarın öbür gün Red Hat’in gölgesinde küçük bir şirket olarak hayatına devam edebilir.

Çünkü, web’i ve Internet’i ıskaladılar.

Aslında, bu kaçınılmaz bir tercihti. Donanım üreticileri ve Microsoft, yıllardır sağlam bir iş ortaklığı kurdu. İki taraf birbirini ölesiye destekliyor; en azından her yeni Doom oyunu çıktığında, makinaları atıp yenisini alıyoruz. Playstation 3, 300 doların altına düşer ve en azından PS 4′ü biraz daha bilgisayara benzetirse, iddia ediyorum evlerin yarısındaki PC’lerin yerini alır. Elbette, iyi bir tanıtım kampanyasına da ihtiyaçları olacak.

Microsoft, silkinmeye çalışıyor. Web yarışında, Sun’ın Java ve Macromedia’nın Flash’ına boş boş bakmakla yetindiler. AIR ile Adobe gümbür gümbür geliyor ve Microsoft, Silverlight ile tutunmaya çalışıyor. Bu olmayacak. Silverlight, kaybedecek. (Adobe, 3 milyar doları boşuna saymadı Macromedia’ya)

Bugün en çok ASP tabanlı site herhalde Türkiye’de; Microsoft’un deneyimsiz ve bilgisiz programcılarımıza açtığı kapılar sayesinde. Hakkını teslim edelim; Microsoft Türkiye iyi yönetiliyor. Türkiye’de güçlerini uzun süre koruyacaklar; çünkü PHP ile web tabanlı program geliştirenler bile, GNU/Linux, UNIX, Solaris gibi platformlara yabancı; hatta bunlardan neredeyse habersizler. Kamu ihaleleri, küçük yerli Linux firmalarını semirtmediği sürece, ki böyle bir şey en azından kısa vadede olmayacak, Microsoft, Türkiye’deki ticari başarısının tadını çıkartmaya devam edebilir.

Microsoft’a Jonathan Schwartz gibi biri gerek…

AMD PHENOM VE GNU / LİNUX

bilgisayar | Etiketler:, , — 10 Ocak 2008

Yakında tekrar AMD platformuna dönebilirim. Aslında emin de değilim; Intel özellikle Core 2 Duo ile çok güçlü bir platform haline geldi. Buna rağmen, Intel’in AMD’yi “akılla” değil, “kol kuvvetiyle” yendiği açık: Daha büyük cache, birim elektrik tüketimi başına genelde daha düşük işlem gücü, daha iyi chipsetler…Açıkçası, AMD, “daha küçük” olmanın sıkıntılarını yaşıyor. Üretim olanakları, Intel’den çok geride. Bu yüzden, daha iyi mimariyle tasarladığı işlemcileri daha geri üretim teknikleriyle banttan çıkarıyor ve aslında daha az enerji tüketecek AMD, Intel’in gerisinde kalıyor.

AMD,  Phenom ile Intel’i tekrar geçecek gibi. Şu an, “stabil değil” söylentileri dolaşıyor. Bu söylentileri çıkaranlar için söyleyebileceğim tek şey, ya son derece ahmak oldukları, ya da ucuz oyunlar peşinde koştukları…

Yüzmilyonlarca, hatta milyarlarca dolar para harcanıp piyasaya sürülen işlemciler “hatalı” çıkmazlar. Zaman zaman FDIV bug gibi hatalar oluyor (ki o şeref Intel’e ait) ama bunlar kritik hatalar değil. Elbette NASA bu işlemcileri almaz ama, Crysis oynarkende bilgisayarınız çökmez(!). Bu tip hatalar, genelde halen prototip olan anakartlarda ortaya çıkıyor.

Ben AMD Phenom’u tuttum. Aslında çok ümitli değildim ama. Bunun nedeni, özellikle son 2 senedir neredeyse tamamen GNU/Linux kullanmam ve AMD / ATI sürücülerinin fiyasko olması. Yine de, AMD Phenom, anormal bir güce sahip.

Bunu Phoronix sayesinde keşfettim. Ars Technica ile birlikte tek geçtiğim sitelerden biri; İngilizce sorununuz yoksa, yerli sitelerle, ya da reklam tabelası işlevi gören uyduruk yabancı sitelerle vakit kaybetmeyin, kafanızı “hurafelerle” doldurmayın.

Bu iki grafiği örnek olsun diye koydum. Göze çarpan iki şey var:

09 resmi AMD Phenom ve GNU / Linux yazısı bilgisayar  kategorisinde

AMD Phenom, RAM’e devasa bir otobanla çıkıyor. RAM erişim hızı, genelde tüm AMD’lerde olduğu gibi çok iyi; ama dikkat çekici olan, Core 2 Duo’ları da dökmüş olması!

08 resmi AMD Phenom ve GNU / Linux yazısı bilgisayar  kategorisindeDaha da iyisi, gerçek hayat performansı. İşte bu çok etkileyici: 2.6.23 Linux kernelini derleyerek test yapmışlar. Aynı saat hızındaki Core 2 Duo ile, Phenom arasında tam 2 kat performans farkı var!

Eğer Türkiye’de yaşamıyorsanız ve yarın CPU alacaksanız, şu an en iyi seçim Phenom. Türkiye’de ise Phenom’dan uzak durmalı. ABD fiyatları ile farklar uçurum mertebesinde. Intel’in Türkiye’deki üstünlüğü tartışılmaz. Fiyatları da AMD’den çok daha makul.

BLOGMANİ VE PUANI HESAPLAYAN PHP KODU

bilgisayar,blog,web | Etiketler:, , , — 8 Ocak 2008

Blogmani’de puanlarınız nasıl hesaplanıyor?

Şu an yazacak vaktim yok. Kod çok basit; biraz bakarsanız hemen anlayacaksınız.

function google_puan()
{
// PAGERANK’i 1500′le çarp ve link sayısını ekle

global $pagerank,$linkcount;
global $google_puan;
$pagerank=$pagerank*1500;
$google_puan=$pagerank+$linkcount;
return $google_puan;
}

function alexa_puan()
{
global $alexa_rank,$alexa_reach,$alexa_links,$alexa_delta,$alexa_puan_ok;

if ($alexa_delta<0)
{
$negatif=”Y”;
$alexa_delta=abs($alexa_delta);

}
switch ($alexa_rank)
{
case ($alexa_rank>1 AND $alexa_rank<=10000):
$alexa_puan=1000;
break;
case ($alexa_rank>10000 AND $alexa_rank<=40000):
$alexa_puan=700;
break;
case ($alexa_rank>40000 AND $alexa_rank<=60000):
$alexa_puan=500;
break;
case ($alexa_rank>60000 AND $alexa_rank<=100000):
$alexa_puan=200;
break;
case ($alexa_rank>100000 AND $alexa_rank<=300000):
$alexa_puan=50;
break;
default:
$alexa_puan=0;
}
switch ($alexa_delta)
{
case ($alexa_delta>10 AND $alexa_delta<=1000):
$alexa_puan2=25;
break;
case ($alexa_delta>1000 AND $alexa_delta<=5000):
$alexa_puan2=50;
break;
case ($alexa_delta>5000 AND $alexa_delta<=10000):
$alexa_puan2=100;
break;
case ($alexa_delta>10000 AND $alexa_delta<=15000):
$alexa_puan2=150;
default:
$alexa_puan2=200;
break;
}
if ($negatif==”Y”)
{
$alexa_puan2=0-$alexa_puan2;
}
$alexa_puan3=$alexa_links*10;
$alexa_puan_ok=$alexa_puan+$alexa_puan2+$alexa_puan3;

return $alexa_puan_ok;
}
function technorati_puan()
{
global $inboundblogs,$inboundlinks,$rank,$technorati_puan;
$technorati_puan1=$inboundblogs*50;
$technorati_puan2=$inboundlinks*10;

switch ($rank)
{
case ($rank>2 AND $rank<=10000):
$technorati_puan3=8000;
break;
case ($rank>10000 AND $rank<=20000):
$technorati_puan3=7000;
break;
case ($rank>20000 AND $rank<=30000):
$technorati_puan3=6000;
break;
case ($rank>30000 AND $rank<=45000):
$technorati_puan3=5000;
break;
case ($rank>45000 AND $rank<=80000):
$technorati_puan3=4500;
break;
case ($rank>80000 AND $rank<=130000):
$technorati_puan3=4000;
break;
case ($rank>130000 AND $rank<=200000):
$technorati_puan3=3500;
break;
case ($rank>200000 AND $rank<=300000):
$technorati_puan3=2500;
break;
case ($rank>300000 AND $rank<=500000):
$technorati_puan3=1500;
break;
default:
$technorati_puan3=0;
}

// BURADA DÜZELTME YAP!
// EN YÜKSEK INBOUNDBLOG ALMIŞ 1 VE 2.BLOGU BOL -İLK SIRADA BİRDEN FAZLA BLOG VARSA,%10 FARKLI OLARAK BİRİNCİ
// OLARAK GRUPLA: 1. ve 2.ler arasındaki fark belli bir yüzdenin üzerinde ise, birincileri cezalandır
$technorati_puan=$technorati_puan1+$technorati_puan2+$technorati_puan3;

return $technorati_puan;
}

İSTATİSTİKLER

Blogumda toplam 6125 yorum ve 880 blog girdisi bulunuyor.

ARŞİV

1234567891011...Son »