ANDROİD, SYMBİAN, İPHONE VE WİNDOWS MOBİLE: KAZANAN BELLİ

cep telefonu | Etiketler:, — 12 Kasım 2009

İşin doğrusu, şimdiye kadar cep telefonu üzerindeki gözde işletim sistemim Symbian’dı. Bunun da kendimce nedenleri var: cep telefonunu bir mobil cihaz olarak kullanmıyorum, iyi bir fotograf makinesi ve GPS gibi gerekli gördüğüm özellikleri Symbian destekliyor. Dolayısıyla mevcut Symbian tabanlı, dokunmatik ekranlı cep telefonlarında ekstra olarak arayacağım bir özellik yok. En düşük modeller bile fazlasıyla yeterli benim için.

Fakat işe endüstrinin nereye gideceğini kestirmek bakımından göz atacak olursak, piyasadaki savaş sadece Android ve Symbian arasında olacak.

Neden Blackberry, iPhone ve çok sevdiğim WebOS değil?

Gayet basit. Blackberry yeterince eğlenceli değil, iPhone yeterince iş odaklı değil, WebOS ise geç kaldı. Üstelik üçününde ortak ve büyük bir dezavantajı var: HTC gibi pek bilinmeyen -en azından Türkiye’de- isimlerin sürpriz pazar payları yakaladığı bir zamanda, üstelik Samsung bile Android tabanlı telefonlar çıkarırken, uzun vadede “cihazla entegre işletim sistemi” mantığı çökecektir.

Burada Apple’ı anlamak mümkün. 1980′lerde ve 90′larda hızla gelişen PC furyasına karşı “özel donanım-özel yazılım” ikilisiyle, pahalı ve “signature” ürünlerle mücadele ettiler ve aslında fiyat olarak ayrı bir segmentte olduklarından bu durum uzun süre “düşük ciro-yüksek kar” ile ayakta kalmalarını sağladı. Ancak birsüre sonra Apple’ın hem işletim sistemi hem de donanım olarak PC’lerin çok gerisinde kalması, onu batmanın eşiğine getirdi ve Intel işlemcilere dönüp Mac OS’u neredeyse yeniden yazarak çok radikal bir değişiklik yapmak zorunda kaldılar. Apple, bundan sonrasını teknik üstünlük değil tasarım ve iyi planlanmış medya ilişkileri ile halletti. Aynı strateji ile Apple, cep telefonu alanında da belki bir 5 sene daha kalabilir; ama dikkat edecek olursanız, iPhone’un güncellenme sıklığı, en azından Apple standartlarına göre, oldukça fazla.

BlackBerry ise farklı bir durumda; neredeyse mucizevi bir başarıyla, kimse de ne olduğunu pek fark etmeden, kaşla göz arasında zirveye yükseldiler. Bunun nasıl olduğunu, Blackberry’nin neden bu kadar tutulduğunu anladım desem yalan olur. Palm ise, batmanın eşiğine gelip hem ticari olarak, hem de teknik olarak bence önemli bir başarı olan WebOS’la uçurumun kenarından döndü.

Ancak üç firmanında uzun vadede zirvede kalacağını, hatta “cihaz ve işletim sistemi monolittir” mantığıyla biryerlerde olabileceğini sanmıyorum. Şunu kabul edelim ki, cep telefonu kullanıcısı, PC kullanıcısından çok daha yenilikçi. Bu da, piyasaya giren yeni bir ürünün, hemen benimsenebilmesini sağlıyor.

Kullanıcılar uzun vadede cihaz ve markaya değil, işletim sistemine bağlılık geliştirecektir. Tanıdığınız birine sorun; bu dönemde bile size “Nokia bambaşka çünkü menüleri, kullanımı çok güzel” diyecektir. Üstelik, o imajı yaratan Nokia modellerini değil, Symbian tabanlı bir Nokia’yı kullandığı halde! Elbette bu örnekte “Ama hala Nokia kullanıyor!” diyebilirsiniz; o da biraz bilgi eksikliği, biraz marka imajından.

Üstelik piyasa yeterince esnek; Samsung neredeyse 1-2 modelle Nokia tekelini kırdı bile. Apple farklı bir kulvarda piyasanın lideri. Yani artık tekel olmak zor ama güçlü markaları yerinden etmek kolay; pazar daha homojen.

Windows Mobile’a ise, belli nedenlerden ötürü şans vermiyorum: evet; kesinlikle zannedildiğinden iyi bir işletim sistemi ama kötü arayüzü yüzünden, Samsung, LG ve Sony Ericsson gibi üreticiler yeni arayüzler yazmak zorunda kaldılar. Yeni sürümde ise donanım ihtiyaçları aşırı derecede arttı ve Windows Mobile kendini otomatik olarak yok yüksek biryerlere konumlandırdı. Şu an orada BlackBerry, iPhone ve Palm Pre var. Yani aslında cepheyi daralttı ve bence gayet saçma bir şekilde, yüksek Omnia modelleri gibi pahalı ve “egzotik” modellere kendini sıkıştırdı. Üstelik, artık kimse programlaması kolay ve ergonomik diye Microsoft platformunda çalışmak istemiyor. Bugün JAVA bildiğinizde Palm Pre, Android, Symbian ve iPhone’a yazılım geliştirebilirsiniz (her işletim sistemi küçük bir oryantasyon gerektiriyor ama yorucu bir süreç değil). Microsoft ise, zaten geç girdiği ve hızlı hareket ettiği alanlarda “yinede ben!” inatçılığını sürdürüyor; tıpkı web teknolojileri konusunda yaptığı ve her alanı kaybettiği gibi.

Geriye Android ve Symbian kalıyor. Sanırım Nokia bile, üst modellerinde Symbian’ı gözden çıkardı. Çünkü Palm gibi, onlar da Linux tabanlı olan yeni Maemo’yu deniyorlar. Daha önceki Maemo deneyimlerinden, şu an en gelişmiş işletim sisteminin Maemo olduğunu gözüm kapalı söyleyebilirim. Ancak Nokia’nın Maemo’yu ne yapacağını kestirmek güç ve unutmayalım ki, Maemo, donanım konusunda Android’den daha talepkar.

Biraz da Android’in avantajlarına bakalım: açık kaynak kodlu, mevcut iPhone ve Symbian geliştiricilerini kucakladı zira ana geliştirme ortamı JAVA tabanlı. (İşin içyüzüne bakarsanız, hiçbir cihaz birbirine benzeyen Java implementasyonları kullanmıyor; hepsi bir ölçüde farklılar ama en azından “yabancı” değiller) Tam bir cep telefonu işletim sistemini, Linux üzerinde çalışacak şekilde kurabiliyorsunuz. Hatta, Windows makinelerde de sanal makine üzerinde test edebilme şansınız var. Şu an kullandığım Eclipse eklentileri çok güzel ve yeterli biçimde çalışıyor ve yazdığım kodu test edip çalıştırmak, herhangi bir masaüstü uygulaması kadar kolay ve hızlı.

Üreticiler de Android’i giderek daha fazla destekliyorlar. Özellikle de Samsung’un bu piyasa girmesi ümit verici; zira Samsung’un diğer üreticilere göre bir avantajı var: aynı zamanda ARM tabanlı işlemci üretme lisansına ve yarıiletken üretim tesislerine sahip. Kısacası, Samsung, elindeki bu imkanlar sayesinde, çok ucuz fiyatlı ve gayet de fonksiyonel Android tabanlı telefonlar üretebilir. İşin aslı, zaten üretiyor da. Ama uzun vadede, Samsung’un o fiyat çıtasını diğer işletim sistemlerinin rekabet edemeyeceği bir sınıra çekmesi olası. Tüketiciler için Android’in belki de iyi yanı, Android’in çok hızlı geliştiriliyor ve multitouch, haptic arabirim gibi yeni özelliklerin hızla yeni sürümlere entegre ediliyor olması. Böylece donanım desteği olduğu takdirde, işletim sistemini güncelleyip yeni özelliklere sahip olmak mümkün. Android tabanlı uygulamalar da oldukça çok. Açıkçası Android tabanlı bir telefonum olmadığı için hız ve uygulamaların kalitesi konusunda bir fikrim yok. Yine de, yayılma hızı ve açık kaynak olması nedeniyle kod kalitesinin önemli bir sorun olmayacağını öngörebiliriz; en azından telefonları güncellemek mümkün.

ÇİN MALI NOKİA N97'LER

cep telefonu | Etiketler:, — 20 Haziran 2009

Açıkçası ben Çin’in bu kopya meselesine çok meraklı olduğunu sanmıyorum, bence en azından bir kısmı batıyla dalga geçiyorlar. Bundan 2 sene kadar önce sanırım BBC Türkiye radyosunda, Çin’li bir otomobil üreticisi konuşuyordu. Ben programı ortadan yakaladığım için muhtemelen epeyce komik olayı kaçırdım ama adam gayet sakin bir ses tonuyla şunları diyordu: “Evet, gerçekten de Smart’ı kopyaladık ama biz daha iyisini yapıyoruz. Mesela ilk kopyada güzel olmayan kokpiti kendimiz yeniden tasarladık. Şu an bizim Smart’ın tasarımı orjinalinden çok daha iyi. Mercedes’ten korkmuyoruz, bu arabayı üretmeye devam edeceğiz”

Elbette batı kapitalizmi de, doğu kapitalizmi de diğerinden daha iyi değil. Ancak batılıların “biz aslında çok iyiyiz” palavrasını çok öne çıkarmaları sinir bozucu oluyor. Bilgisayar ve elektronik ise en kirli sektörlerden biri. Zamanında montaj işlerinde elleri küçük diye fakir uzakdoğulu,çoğunun yaşı 15 bile olmayan kızları montaj hatlarında köle gibi, çok berbat koşullarda çalıştırdılar. Zamanla, kullanılan kimyasallar, kötü çalışma koşulları gibi nedenlerden bu kızların bir kısmı kör oldu ve işten atıldı, çoğu da çocuk fahişeler olarak kendi ürettikleri cihazları alan batılılara tekrar “hizmet ettiler”.

Çin malı bir cep telefonu almam, çünkü zaten telefona çok para harcayan biri değilim. Birazcık daha fazla para ödemenin bedelini, her arızada ithalatçıların canına okuyarak çıkarıyorum zaten. Alamayacağım kadar pahalı bir telefon beğenip, bunu almak için kontör karşılığı seks yaparım da demedim (yapan çok).

Çinliller bugünlerde yeni piyasaya çıkan Nokia N97′yi de elbette klonlamışlar. Her çıkan modelin ucuz, pahalı, birebir aynısı, daha gelişmişi, çok daha kötüsü olmak üzere çok geniş yelpazede klonları üretiliyor. Google Android çıkana kadar bu modellerin neredeyse hepsi Windows Mobile tabanlıydı. Gördüğünüz siyah telefon 150 dolarlık bir Nokia N97 kopyası. Ağırlığı 120 gr. Özelliklerini bilmiyorum ama üç aşağı beş yukarı hepsi aynı telefonlar. Genelde fotograf çekimi en çok yana yattıkları konu; çektikleri fotograflar çamur gibi oluyor.
n971 resmi Çin Malı Nokia N97ler yazısı cep telefonu  kategorisinde

Şahsen elektronik cihazların çok ucuzlamasından yana değilim. “Telefonumu gece yatarken kapatıyorum böylece dünya yemyeşil ve temiz kalıyor” diyen “naif” çevrecilerden değilim. (Elbette çevreciyim ama bir yandan her boku köküne kadar tüketip sonra da yılda 2 watt tasarruf ettin diye dünya kurtulmuyor). Elektronik cihazların çok fazla ucuzlaması, habire yeni modellerin çıkması dünyanın en büyük çöp sorunlarından birini yaratıyor. Hiçbir elektronik cihaz çevreci filan değildir. En azından pil gibi gayet tehlikeli ve pis parçalara sahipler. Geri dönüşüm konusuna da pek sıcak bakmıyorum; sonuçta birşeyi geri dönüştürmek içinde sürüyle enerji harcayıp çevreyi kirletiyorsunuz. Çözüm daha az ve çılgınlıktan uzak bir tempoda tüketmek. Telefonlar çok daha pahalı olmalı. Bu kadar çok model çıkmamalı. Böylece insanlar telefonları daha uzun süre kullanır ve cihazlar ilk elden çöpe gitmez, ikinci elde de birsüre alınıp satılmaya, kullanılmaya devam ederler. Bu tip cihazlara çok yüksek vergiler konursa, üreticiler de daha sağlam, özellik açısından daha doyurucu modeller üretirler ve bir ay önce aldığınız elektronik cihaz için pişman olmamış olursunuz. Eskiden böyleydi. Bir kamera alır senelerce kullanırdık; yeni modellerdeki gelişmiş özellikler çok da cezbedici gelmezdi.

2 150x150 resmi Çin Malı Nokia N97ler yazısı cep telefonu  kategorisinde11 150x150 resmi Çin Malı Nokia N97ler yazısı cep telefonu  kategorisinde51 150x150 resmi Çin Malı Nokia N97ler yazısı cep telefonu  kategorisinde

NOKİA 5800 XPRESSMUSİC:NOKİA, İPHONE3G'Yİ SİLMEYE KARARLI

cep telefonu | Etiketler:, , , — 3 Ekim 2008

nokia4 custom 300x225 resmi Nokia 5800 XpressMusic:Nokia, iPhone3Gyi silmeye kararlı yazısı cep telefonu  kategorisinde“Dünya ekonomisi batıyor” haberleri ortalıkta dolaşırken, elektronik devleri krizi atlatabilmek için yeni cihazlarına güveniyorlar.

Bunlardan en ilginci Nokia 5800 XpressMusic…1 yıldan fazla süre iPhone’a rakip bir telefon üretmeyen Nokia, 5800 XpressMusic ile iPhone‘un önünü kesecek gibi. Uzun süredir hakkında spekülasyonlar yapılan yeni Nokia 5800 ile ilgili nihayet resmi açıklama yapıldı.

Nokia 5800, yeni bir işletim sistemi ile geliyor: Symbian S60 Touch OS.(Symbian OS 9.4) Nokia 5800 dokunmatik bir ekranla geldiğinden, doğal olarak yeni işletim sistemi de bu özelliği ön plana çıkaracak geliştirmeler içermekte.

nokia xpressmusic 5800 tube 6 234x300 resmi Nokia 5800 XpressMusic:Nokia, iPhone3Gyi silmeye kararlı yazısı cep telefonu  kategorisinde

Aslına bakarsanız, iPhone’dan üstün özelliklere sahip ve iPhone benzeri çok sayıda cihaz zaten piyasayı doldurmuş durumda. Şimdiye kadar bu cihazlar genelde LG ve Samsung’dan geldiler ve Windows Mobile temelliydiler. 5800′e, aslında arkasından çok sayıda benzer sayıda cihaz çıkacak, yeni bir platform olarak bakabiliriz. Nitekim, Nokia’nın genel stratejisi şimdiye kadar böyle oldu.

5800 XpressMusic, tam fonksiyonel, 3.2 megapiksel bir kamera ile geliyor. N serisi Nokia’lar da olduğu gibi, mercekler Carl Zeiss’dan. 640X480 piksel, saniyede 30 kare ve 90 dakika kayıt yapabiliyor. İphone3G’de bu süre 5 saniye!. Kamera,3X optik ve 4x dijital zoom yapabiliyor.

3.2 inçlik ekranın çözünürlüğü 640 x 360 piksel ve telefon 3G desteği ile geliyor. Ekran 16:9 formatında olduğundan, film izlerken “gerçekçi” bir görüntü elde edeceksiniz.

Aynı iPhone’da olduğu gibi, telefonu yan çevirdiğinizde, ekran yanlamasına yerleşiyor. Yeni Nokia, el yazısı tanıma özelliğine de sahip.

nokia xpressmusic 5800 tube 1 150x150 resmi Nokia 5800 XpressMusic:Nokia, iPhone3Gyi silmeye kararlı yazısı cep telefonu  kategorisinde

Ayrıca iPhone’da olmayan GPS alıcısı da 5800 XpressMusic’de bulunmakta.

Telefonun içindeki hafıza sadece 81 MB, ancak Nokia kutuya bir de 8 GB microSD Card dahil edecek. SD Card ile hafıza 16 GB’a kadar genişletilebiliyor. Diğer XpressMusic serisinde olduğu gibi kulaklık çıkışı standart, 3.5mm’lik bir jack. Bu sayede istediğiniz kulaklığı kullanıyor, pahalı ve kalitesiz, markaya özel bir kulaklığa mahkum kalmıyorsunuz.

15.5mm kalınlığındaki Nokia XpressMusic 5800, sadece 109 gr. Geliştirilmiş özelliklerden biri de,BL-5J 1320 mAh Li-Ion pil. Bu sayede, 5800 modeli 400 saat bekleme ve 8 saatin üzerinde konuşma süresine sahip.

İPHONE'DA OLMAYAN ŞEYLER

cep telefonu | Etiketler:, , — 21 Eylül 2008

apple iphone vodafoneGözünüz aydın boulder dash gençliği, iPhone Türkiye’ye geliyor. Hoş, memlekette iPhone satılmıyor diye komaya girenler zaten ordan burdan kaçak yollarla getirip kullanmaya başladılar “çok şahane” iPhone’larını; ama artık çok cazip şartlarla iPhone olabilecek sivilcelerini sıkıp SMS yazmaktan sıkılan ergenler…

İlk Vodafone getirecek iPhone denen ve neden birilerinin satın aldığını anlayamadığım cep telefonunu. Arkasında Turkcell hazır bekliyormuş, hadi bakalım…

Özellik listesinde bakınca pek de “şu var,bu var” diyemedim. Onun için iPhone’da olmayanları yazmak, olanları yazmaktan daha uzun sürse de, gıcıklık edip yazacağım…

Siz de bu arada iPhone’un özelliklerini sıradan bir telefonla kıyaslayın. Oldukça vasat bir Nokia modeliyle mesela; yarı fiyata alınabilecek bir LG ya da Samsung’la, ya da RAZR’dan beri sesi soluğu çıkmayan ucuz bir Motorola modeli ile.

İşte iPhone’da olmayan özellikler:

-JAVA yok. Internetten emip en dandik telefonda bile oynayabildiğiniz oyunları Apple’ın “mucizesi” iPhone’da oynayamayacaksınız.

-Tarayıcının Flash desteği yok. Hoş zaten bu fiyat ve hızlarla Internette gezip tozamıyoruz ama olsun.

-Öyle MP3′ü alıp zil sesi yapamıyorsunuz. Apple amcaya para verip şarkı indirmeniz lazım. Aldığınız iPhone’un nasıl “Canısı canısı kalbimin yarası” diye çalacağı soru işareti. Kıytırık dizilerin uyduruk parçaları da iTunes’da yok.

-Kamera sadece 2 Megapiksel ve video kaydı yapamıyor.

-Radyo yok.

-MMS desteği bile yok.

-Video kaydı yapamadığını söyledim, ses kaydı da yapamıyor.

-”Hesapta” bluetooth var ama dosya transferi filan yapamıyorsunuz.

Kısacası, “teknoloji harikası” iPhone, işlevsellik olarak ancak 250-300 liralık vasat bir telefona denk.

Şu an Nokia N73 kullanıyorum. Çıkalı herhalde 3 yıl oldu ve iPhone’da olmayan özelliklerin dışında, olanlarında fazlası var.

Enteresan olan şey, Microsoft’a “şeytan,günah tohumu” diyenlerin Apple’ı bağrına basıyor oluşu!

Özellikle “Linux gurusu” geçinen bazı ayakçı dostlarımızın Apple da Apple diye tutturmalarını, standart dışı kabloyla gelen iPod’larını Linux kurulu PC’lerine bağlamak için günlerce uğraşmalarını
hiç anlayamıyorum!

Herhalde BSD diye bir şey duymamışlar ve Mac OS X’in BSD tabanlı olduğundan habersizler.
Hal böyle olunca, Apple’ın tam ben üzerinde çalışmaya başlamışken OpenDarwin’i tekrar kapatmasından dolayı nasıl fıttırdığımı da anlayabilmeleri olanak dahilinde değil.

İphone almak için kuyruğa girecek arkadaşlarıma şimdiden muvaffakiyet diler, yeni oyuncaklarıyla heyecanlı dakikalar geçirmelerini dilerim.

NVİDİA TEGRA, GELECEĞİN CEP TELEFONLARINI NASIL ŞEKİLLENDİRECEK?

bilgisayar,cep telefonu | Etiketler:, — 4 Eylül 2008

nvidia tegraNvidia’nın x86 tabanlı CPU üreteceği dedikoduları senelerce devam ettikten sonra, GPU kralı şirket çok daha marjinal ürünlerle farklı kulvarlarda atağa geçti. Daha önce Nvidia Tesla’dan bahsettim; bu sefer Tegra’ya göz atmaya karar verdim.

Nvidia, GoForce serisini laptoplarla birlikte cep telefonlarına da sokmuştu; ancak açıkçası öyle bir gürültü filan kopardığına şahit olmadım. Zira, endüstri sürekli olarak SOC (System on a chip) ya da Computer-on-a-chip çözümlere yöneldi. En son Intel, Moorestown ile sonu ne olacağı çok da belli olmayan bir adım attı ve bence ciddi şüpheler uyandıran Atom’u çıkardı. AMD ise, Imageon isimli işlemciyi bir yerlere sokmaya çalışıyor.

Kısacası, Intel, AMD ve Nvidia, şu an bana göre -bana göre diyorum, zira elimde bir istatistik yok- lider olan Texas Instruments’ın OMAP pazarını kapmak için birbirlerini yiyecekler.

Ben oyumu Nvidia’dan yana kullanıyorum.

Nedeni basit: Gerek AMD Imageon, gerekse Intel ATOM, x86 tabanlı işlemciler ve ne kadar optimize edilmiş olsalar da, enerji verimlilikleri cep telefonlarına girmeleri için yeterli değil. En azından, Nvidia Tegra ile kıyaslandıklarında.

İkinci neden ise, üreticilerin ARM mimarisi ile çok fazla haşır neşir olması. Açıkçası, bundan sonra kimsenin “ucuza x86 tabanlı işlemciler için kod yazacak çocuklar var, hadi biz de artık x86 tabanlı işlemciler kullanalım” diyeceklerini sanmıyorum. Nitekim, Nvidia akıllılık edip, sisteme CPU olarak ARM 11′i dahil etmiş.

nvidia tegraNvidia Tegra bir computer on a chip. CPU,GPU,USB host ve modem hariç bir cep telefonu üreticisinin hayallerine girecek tüm ıvır zıvırı içeriyor. Genelde bu tip sistemler, “ver elektriği çalışsın” mantığıyla aktif hale gelebildiklerinden, gerek donanım,gerekse yazılım olarak faal hale getirilmeleri kolay.

Tek soru işareti, Symbian desteği. Zira, Tegra, Windows CE ve Windows Mobile’ı destekliyor. Ne kadar kabul etmekten çekinsem de, Linux bu alanda (“bu alanla” ultra pahalı ve fonksiyonel cep telefonlarını kastediyorum) yeteri kadar yaygınlaşamadı, bunun nedeni de bazı yazılımsal eksikler.

Gelgelelim, Nokia gibi Symbian’ı hem def etmeye, hem de ona sıkı sıkıya yapışmaya hevesli üreticiler varken, Windows Mobile serisine de yeterince şans veremiyorum.

Gelgelelim, Tegra’nın aşırı güçlü, son derece göz alıcı özelliklerle donatılmış ve verimli bir platform olduğu da su götürmez. Zaten Nvidia’nın hedefi sadece cep telefonları değil; giderek artan bir ivmeyle büyüyen otomotiv elektroniği -daha doğrusu ICE, ya da navigasyon cihazları gibi gizmolar- de Nvidia’nın radarında.

nvidia tegranvidia tegranvidia tegrascreenshot1.jpgnvidia tegra

Paket temel olarak APX ve Tegra isimli iki platformdan oluşuyor ve saat hızları şimdilik 600-800 Mhz arasında değişmekte. Yakında 1 GHZ’e ulaşmayı umuyorlar. Yalnız şunu da söylemekte fayda var; bugün çuvalla para saçarak aldığımız çoğu telefonda daha primitif mimariye sahip,genelde 400 Mhz’lik işlemciler görev yapıyor. Nitekim Tegra 600, 720p HD videoları saniyede 30 kare oynatacak güçte. APX 2500′ün -ki bu Smartphone’lar için tavsiye edilen platform- Open GL ES 2.0 ve D3D desteği var. Tegra ise MID’ler için ve daha gelişmiş bir işlemci. Örneğin, 12 Megapiksellik kameraları ve 1920×1080 çözünürlüğü destekliyor.

nvidia tegra

  • Twitter!!
  • FriendFeed
  • Flickr
  • az kaldı!

İSTATİSTİKLER

Blogumda toplam 5834 yorum ve 846 blog girdisi bulunuyor.

ARŞİV

123456