STRADİVARİUS VE SHERLOCK HOLMES

keyif | 24 Mart 2007

Dünyada en etkileyici sesi çıkaran iki müzik aleti herhalde keman ve ney.

Hiçbir müzik sistemi, maalesef kemanın “live” ürettiği sesi verecek kadar iyi değil. Eğer milyonlarca dolarlık bir servetim olsaydı, evimde (daha doğrusu şatomda!) kadrolu birstradivarius.thumbnail resmi Stradivarius ve Sherlock Holmes yazısı keyif  kategorisinde quartet’im olurdu. Ney’in “iyisini” nerede çalarlar, kim çalar bilmiyorum; ama Kudsi Ergüner’i paraya boğup hergün canlı ney dinlemekten büyük zevk alırdım.

İyi bir keman 20.000 dolardan başlıyor. Kemanı sevmemin bir diğer nedeni de çalmanın olağanüstü zor olması. Hani çiçek pasajında tepenizde keman çalan çingeneler bile gerçekten müthiş bir yeteneğe sahipler; aksini düşünüyorsanız elinize bir keman alıp sadece “kapı gıcırtısı” sesi çıkarmayı deneyin. Çoğunuz bunu bile beceremeyecektir.

En meşhur keman üreticileri elbette Stradivari ailesi. Bu aile, 18.yüzyılda 1100 kadar keman üretmiş ve 650 kadarı günümüze kadar gelmiş. İyi bir Stradivarius 2 milyon dolar ediyor (rekor 3.5 milyon dolar) ve fiyatın sadece “antika” olmasından kaynaklandığını düşünmeyin: günümüzde bile bu kadar iyi kemanlar üretilemiyor. Tipik bir Stradivarius, 3 ayrı cins ağaçtan üretiliyor (sadece söğütü hatırlıyorum) ve son derece karmaşık bir formülle üretilen cilayla cilalanıyor.

Stradivarius, uzun süredir bilim dünyasının kafasını meşgul eden bir fenomen. Birçok büyük üniversite bile Stradivarius kalitesinde ses veren keman üretmeye çalışmış ancak tam bir başarı elde edememişler. Dr. Joseph Nagyvary (Texas A&M), çok özel tekniklerle üretilen bir kemanı 600 kişi önünde Stradivarius ile kapıştırmış ve kendi kemanı çok az bir farkla bir Stradivarius’u “yenmeyi” başarmış. Aslında puan farkı o kadar az ki, Nagyvary’nin kendisi bile bunun bir “beraberlik” olduğunu söylüyor. Kendi kemanını üretip satmasına rağmen!

Elbette bir fiyat listesi bulamadım! Ancak, şu an üretilmekte olan dünyanın en iyi kemanını satın almak isterseniz, http://www.nagyvaryviolins.com/buy.html adresini ziyaret ederek gerekli iletişim bilgilerine ulaşabilirsiniz!

 

Bu arada, Stradivarius’un sadece keman üretmediğini eklemem gerek. Hatta, Napoleon Bonaparte’ın sahibi olduğu bir çello, onu çalmaya çalışırken mahmuzlu çizmeleri ile çizilmiş. Fransızların, Napoleon’u “köylü” diye küçümsemelerine şaşırmamak gerek!

 

Bir diğer ünlü (ama hayali) Stradivarius sahibi ise, bence tarihin en gizemli, zeki, hatta büyüleyici özel dedektifi Sherlock Holmes. Holmes’un muhtemelen tek beceriksizliği ise aslında çok düşkün olduğu kemanıdır. Hatta bu konuda o kadar tutkuludur ki, berbat keman çaldığının farkında bile değildir.

TÜRK TÜTÜNÜ

keyif |

stok94 resmi Türk Tütünü yazısı keyif  kategorisindeDünyada en pahalı ve makbul tütün, Türk tütünü. Komiktir ama Türkiye’de Türk tütünü bulmanız pek mümkün değil! Samsun’dan Güneydoğu’ya kadar birçok insan Türk tütünü bulmak için seferber oldu; ancak daha hiçbirinden olumlu yanıt alamadım.

Aslında Türk tütünü tek bir cins değil, 4 ayrı cinsten oluşuyor. Bunlardan ikisi Yenice ve Drama, diğer ikisini maalesef unuttum. Kökeni ise Makedonya; yani Yunanistan”ın yoğurdu sahiplenmesi gibi, biz de onların tütününü sahiplenmişiz! Gerçi o dönemlerde Makedonya Osmanlı topraklarındaydı; ancak bugünkü Misak-ı Milli sınırları içinden konuşacak olursak, kökeni Türkiye değil. Üte yandan, Osmanlı bu türü biraz daha geliştirmiş; hatta şu an Yunanistan”da ekilen tütün Türkiye’den gitmedir.Özal’ın “büyük hizmetlerinden” biri de, Türk tütününü söktürüp yerine son derece kanserojen, aşırı katran ve nikotin ihtiva eden Virginia tütününü ektirmeye başlamış olmasıdır. Virginia tütünü, dev bir lahanaya benzer ve görüntüsü bile çirkindir. Bizim tütünün narin yapısı yoktur. Tek başına içerseniz, son derece sert, acı, ağızda pis bir tat bırakan kötü bir tütündür. Bu yüzden, daha ziyade kötü kalite Türk tütünü ve Burley ile karıştırılarak sigara yapılır. Pipo içenler ise ağızlarının tadını çok daha iyi bildiklerinden, bu tütünü pipolarına doldurmaktan daima imtina ederler. Ünlü bir Türk tütünü hayranı da, Sherlock Holmes’dür bu arada!

Bizim çiftçilerin saflığından dolayı, geçenlerde ABD’den Türk tütünü getirtmek zorunda kaldım! Zavallı teneke kutu,birsürü rica minnet karşılığı birkaç havaalanı ve gümrükten geçtikten sonra elime ulaştı; üstelik pek de makbule geçmedi. Zira, tütün fazlasıyla “kısa Camel” kıvamında. Düşük kalite Samsun bölgesi ve Virginia harmanı. Eğer bulabiliyorsanız, Yenice harmanı olan “Balkan Sobranie” tütününden edinin derim; tabii sigara içiyorsanız ve arasıra bundan tad almaya bakıyorsanız!

DRUM, SAMSON VE HALFWARE SHAG

keyif |

Bu aralar tezgahlarda bolca sahte Drum ve Samson var. Hatta bunların birçoğu sigara tütünü bile değil; pipo tütünleri. Pipo tütünü ile sigara tütününü birbirinden ayırmak son derece kolay: Pipo tütünü oldukça yaştır. Hatta bir tutam pipo tütününü sıkarsanız, eliniz hafifçe ıslanacaktır. Elbette, bu dediğim “sağlıklı” bir pipo tütünü için geçerli.

Pipo tütününü, kalın kesiminden de anlayabilirsiniz. Pipo tütünü, sigara tütününden en az 4-5 kat daha kalın kıyılır.

Drum ve Samson, lezzet olarak hemen hemen aynı tütünler. Samson biraz daha sert (aslında Drum”ın birkaç çeşidi var ama lacivert paketteki en kolay bulunanı. Açık mavi “mild” dan özellikle uzak durmanızı tavsiye ederim). Her ikisinin de tadı, eski kısa Camel”ı ve Winston Box”ı andırıyor.

Sahte tütünler son derece zararlı ve içimi korkunç derecede kötü (ki bu aslında iyi birşey!) Bu arada, Halfzware Shag ibaresi taşıyan tütünler Türk,Virginia ve Burley harmanı; aklınızda bulunsun…

 

TÜTÜN MÜ ZARARLI, SİGARA MI?

keyif |


samson resmi Tütün mü zararlı, sigara mı? yazısı keyif  kategorisindeHerhalde Japonlar ve Fransızlardan sonra en amansız sigara içen millet biziz.

Üç kere sigarayı bıraktığım halde maalesef çok kısa sürdü bu ayrılıklar; zira ben sigarayı bıraktığımda çevremdeki herkes bana sigara içirmek için seferber oluyor. İnanılmayacak derecede sinirli oluyorum; şu Transpotting filmindeki Begbie gibi..

Anadolu’da gezerken keyifle sigara tüttüren 90 yaşında çok adam gördüm; hatta sürekli olarak o yaşa kadar nasıl geldikleri kafamı kurcalamıştır. “Eh temiz hava, bol gıda” gibi saçma iddiaları hiç ciddiye almadım. Hayatında 48 saat bile köyde yaşamamış biri için köy ortamı çok sıhhi,sağlıklı birşeymiş gibi gelir. Kazın ayağı öyle değil. Yediğiniz içtiğiniz çoğu şey mikroplu oluyor; hoş şehirdeki gibi kanserojen değil ama sık sık ishal,ateş,yorgunluk gibi sıkıntılarla karşılaşmanız kuvvetle muhtemel.

Yaklaşık 1.5 sene önce sigara sarmaya başladığımda, 90 yaşındaki delikanlıların sırrını anlamış oldum. Elimdeki tütünler çok saf olmasa da -Drum, Samson,Virginia ve Holborn gibi- ciğerlerim bir anda rahatlamıştı. Üstelik, artık sigara krizine girmiyordum; çünkü muhtemelen şu an içtiğimiz sigaralarda bulunan böcek ilacı,fare zehiri,aseton,toluen gibi zehirler çok daha azdı. Nikotin oldukça zehirlidir ama en azından katranı vucuttan atmak oldukça kolay. Yani kanserin sorumlusu %1 tütünse, %99 sigaraların içine envai çeşit zehiri sokan sigara şirketleri.

Sonra devlet baba bu tütünlerin ülkeye girişini yasakladı. Yani zaten yasaktı ama, sıkı kontrol geldi. Onun yerine Glock,anti-personel mayını,Afgan eroini gibi “daha-az-zararlı” şeyler yine ülkeye haldır huldur girmeye devam etti. Devlet babanın benim tütünümü ülkeye sokmadığı zamanlarda kaçak Glock”larla sokakta takır takır adam öldürülüyordu. Böylece, her iyi vatandaş gibi yüzde bilmemkaçyüz vergisini vererek, bol bol böcek ve fare zehiri ihtiva eden paketlenmiş sigaralara dönüş yapmak zorunda kaldım. Çünkü devlet baba sigara sarıp üretken zamanımı harcamamdan hoşlanmıyordu. (Hoşlansa,pekala kendi de ithal edebilirdi)

İSTATİSTİKLER

Blogumda toplam 6125 yorum ve 880 blog girdisi bulunuyor.

ARŞİV

12345