5 MAGNUM ÇUBUĞU BİRİKTİRİN, LOST DİZİSİNİN YAKIŞIKLI VE GÜZELLERİYLE MAGNUM, ÜLKER GOLF YA DA ALGİDA DONDURMANIZI AFİYETLE YALAYIN! (ALİ SAYDAM'A DA SELAMLAR)

sawyer1 resmi 5 Magnum çubuğu biriktirin, Lost dizisinin yakışıklı ve güzelleriyle Magnum, Ülker Golf ya da Algida dondurmanızı afiyetle yalayın! (Ali Saydama da selamlar) yazısı guncel  kategorisindeBu nasıl başlık dediniz değil mi?

Belki de demediniz. Hatta belki, aylar sonra, bu yazıya Magnum çubukları, Algida dondurma ya da Volkwagen Golf ile ilgili sürüyle yorum gelecek…

Papaz büyüsü adıyla bir yazı yazdım, büyüden medet uman tayfayla dalga geçtim, bırakın yorumu, haftada en az bir kere bana da büyü yapsana ne istersen veririm diye mail alıyorum.

Anlayacağınız üzere, bu yazı Algida dondurma, Magnum çubukları ya da iki yala bi götür tarzı dondurma kampanyaları ile ilgili değil. Elbette, 4.paragrafa kadar sabredemeyen, hatta daha ilk cümlede sinyali almayan birçok konu salağı yorum da yapacak.

Hadi bir daha söyleyeyim, bu yazı dondurma ya da Lost dizisi ile ilgili değil. Bakmayın Josh Holloway fotografına.

Konu başlığı olarak dondurmalı birşeyler seçtim, çünkü şuradaki vakıayı son derece düşündürücü, bir o kadar da acı buldum:http://www.farketing.com/fikirler/2004/12/algda_seicilik.html

Hoş, ben de daha azıyla yetiniyor değilim. Renault Koleos’u tasarladığım için teşekkür edildim. Gaste gazetesini beğenenler de,beğenmeyenler de arzu,istek ve şikayetlerini müteaddit defalar yorum olarak gönderdiler. Gaste gazetesinin hem sahibi, hem yazı işleri müdürü, hem de insan kaynakları departmanının başı olduğum için, yazılan yazılar ve iş istekleri de bana gönderildi.

Eskiden şaka filan sanırdım,değilmiş.

Ülker Golf’ü de,sırf Ali Saydam’a dikiz buraya koydum:http://arsiv.sabah.com.tr/2006/05/21/yaz101-30-129.html

Fotografı seçen her kimse,ya şakacılığından ötürü alnından öpmeli, ya da kulağından tutup kapı önüne koymalı. Tamam,yazıyı okumadan Golf adına dikiz araba fotografı koyuyorsun da, arabaları da tanımıyorsun. (Fiat Bravo,Volkswagen Golf değil!)

Eee Ali Saydam, Internet çocukları hakkında atıp tutmak kolaydı, ama bak şimdi bizim masaya meze oldun;)

ÇEKİLİŞSİZ KUPONSUZ DERSHANE EĞİTİMİ VERİYORUM!

güncel,medya,toplum | Etiketler:, , — 15 Temmuz 2008

Geçenlerde televizyonda izlediğim iğrenç bir reklamla titredim, ama uzun süre özüme dönemedim.

Başöğretmen havalı bir abla kürsüden, hani Tansu Çiller yapardı ya “vatandaşıma bir ev bir araba anahtarı vereyim miiii?” der, orada bulunan şaşkolozlar da veeerr bacımmm diye böğürürdü, onun gibi “dershaneye sokayımmııı siziii” gibi Bir şey söylüyor. Orada ne halt ettiği belli olmayan bir grup şuursuz gencimiz de heyecana kapılıp “veeer” diye bağırıyor. Ulan salaklar, haftasonu inek gibi dershane köşelerinde sürüneceksiniz, neyine sevinirsiniz ki!

Böylece “aman 8 yıl oldu valla şahane” diye bazı gariplerin sevindiği fiyasko eğitim sistemimizin çöktüğü artık televizyon reklamlarına kadar düştü; yaşlı ninelerin uyduruk tencereler için kupon kesme olayına gençlerimizi de dahil ettik. Helal olsun. Öyle ya, itlik kopukluk yapacaklarına oturup kupon kessinler.

Neredeyse tamamından zeka ve kültür fışkıran(!) gençlerimize sahip çıkmak, onları dershanelere iteleyip hızar gibi yontmak hepimizin görevi. Bu ulvi görevi sadece dershane ve medya esnafına bırakmak bize yakışmazdı. O yüzden, bende bu meseleye eğilip, kuponunu kesip çekilişe katılan muayyen sayıdaki gence dershane eğitimi veriyorum. Yer, kendi konutum. ÖSS işinden filan çakmadığım için, şu an sadece boya-badana, marangozluk, PHP, Linux, motor tamiri filan gibi konularda ders verebiliyorum. Aklı olan kuponları keser. 4 sene boku bokuna okuyup, ucuz işgücü olarak Türkçe’yi çat pat konuşan hödük patronlara yağ çekeceğinize, en azından bir meslek sahibi olur, ne bileyim, bahar aylarında boya badana filan yaparak ekmeğinizi çıkarırsınız (en enayi evi, en dandik malzemeyle 1 tekliğe boyuyorlar elini öpene; ayda 3-4 ev rahat boyarsınız, piyasaya çıksanız 1 milyarı zor alırsınız ayda)

Şimdi heyecanlı sesler duymak istiyorum gençler; “Sizi dershaneme alayımmııııı?”

TARAF GAZETESİ FETHULLAHÇI MI??

güncel,medya | Etiketler:, , — 25 Mayıs 2008

Cumhuriyet’de Hikmet Çetinkaya,tamamen ispatsız varsayımlar üzerinden, Taraf Gazetesi’nin “Fethullahçı olabileceği” fikrine varmış.

Herhangi bir ispat bir yana, akla yakın şüpheler filan bile içermiyor yazısı…

İddia şu; Alkım gibi kendi yağıyla kavrulan bir yayınevi, nasıl gazete çıkarırmış? O kadar parasının olması “zormuş”. Yasemin Çongar neden eski bir dışişleri görevlisi olan eşini terkedip Taraf gazetesine geçmiş falan filan…

Falan filan diyorum,ciddiye alınacak hiçbirşey yok.

Lakin Cumhuriyet’in kaygısı elbette anlaşılır şeydir; nitekim satır aralarında bunu görüyoruz. Hikmet Çetinkaya, Taraf’ın liberal ve yansız duruşundan rahatsız. Aslında, “taraf olan”, Taraf gazetesi değil, Cumhuriyet…

Cumhuriyet, AKP düşmanlığından prim yaptı ve yüksek fiyatına rağmen, son aldığım rakamlara göre 500.000 gibi bir tirajı var. Bu, herzaman en iyi ihtimalle orta sıraları zorlamış Cumhuriyet için muazzam bir tiraj…

Bakın, Taraf, 1 milyondan vazgeçip, “sokaktaki insanın” alabileceği bir fiyat etiketiyle geri dönüyor. Cumhuriyet’ten çok daha ucuz. Elbette, ucuz diye Cumhuriyet okuyucusu Taraf’a geçmeyecektir ama, Cumhuriyet’i adaletten ve özgürlükten yana, hatta solcu(!) sanan bazı yeni okuyucular, Taraf’ı deneyebilirler.

Türk basınından bu tip kavgalar hep olmuştur ve olacaktır; çünkü insanlar kavgadan hoşlanırlar. Gelişmiş ülkelerde bu kavgalar entelektüel bir zeminde olur; öyle olmasa dahi, sataşmalar hoş ve zeka doludur, okurken keyiflenirsiniz.

“Fethullahçıların 8 milyar doları var,demekki gazete alıp idare ederler” paranoyası üzerinden bir gazeteyi, hele hele Taraf Gazetesi gibi bir gazeteyi hedef göstermek ayıp şeydir.

Ne yaptıklarını, kim olduklarını az çok bildiğim Ahmet Altan ve Alper Görmüş var en azından. Ahmet Altan, hem maddi güç,hem de kişilik olarak onun bunun parasına tenezzül ederek kendini satacak adam değil. Kaldı ki bu adam, inandıklarını savunmak adına hapse girmeyi göze alan biri. Alper Görmüş’ün dergisi basıldı, belgelerine ve bilgisayarlarına el konuldu. Birilerini arkalarına almış olsalar, herhalde bunca sıkıntıyı çekmezlerdi!

Fethullahçılar bir gazeteyi “satın alsa”, sokaktaki çocuk bile bilirki, bu gazete Taraf olmaz…

Düşünün ki, fikirlerinizi geniş kitlelere yayma çabanız var ve gidip çok az kişinin okuduğu, okuyucu kitlesi de öyle sloganla,şovenizmle gaza gelmeyecek kadar aklı başında, dünya görüşü sizinkine zıt bir gazete seçiyorsunuz!

Bu Fethullahçı dediğiniz kesimi de hafife almak olur; kafaları bu kadar çalışmıyorsa zaten korkup endişe duymanız da yersiz!

Bahsettiğim yazı da budur; ben de başka bir siteden aldım:

39 yaşında gazete patronu olmak ve günlük gazete yayımlama yürekliliğini göstermek öyle her babayiğidin yapacağı iş değildir…

“Zaman gazetesi” bayilerde 20-25 bin satar ; YAYSAT üzerinden ise yapılan “abone geçişiyle” 600 bin satıyor gibi gösterir…

Akın İpek’ in gazetesi “Bugün” parasız dağıtılır…

“Taraf gazetesi” nin satış değeri ise 1 YTL’dir…

Bir dostum dün telefon etti ve şu soruyu yöneltti bana:

“Bugün Türkiye’nin belli başlı yayınevleri var. Örneğin Can, Remzi, Bilgi, İnkılap gibi. Yayımladıkları kitaplar çok satıyor. Ancak hiçbirisi günlük gazete çıkarmayı göze almıyor. Yayıncılık başka, günlük gazete çıkarmak başka…”

Dostum haklıydı!..

Agos Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Etyen Mahcupyan hem Zaman yazarıydı, hem de “Taraf gazetesi” nde at yarışı tahminleri yapıyordu.

Genel Yayın Yönetmen Yardımcısı Yasemin Çongar , ABD Dışişleri’nden emekli olan eşini Washington’da bırakıp İstanbul’a gelmişti…

Üstelik “Milliyet” gibi bir gazeteden ayrılıp “Taraf” a geçmek için.

Çok iyi bir “söyleşi” yazarı olan Neşe Düzel “Taraf” ı tercih edip Radikal’den ayrılmıştı…

Burada bir üç nokta koyayım…

***

Neşe Düzel “ocaktan yetişen” Fethullahçı Hüseyin Gülerce’ ye soruyor:

“Amerika sizin (yani Fethullahçıların) Kürt meselesine yaklaşımınız konusunda ne düşünüyor?”

Gülerce:

“Biz Kürt meselesinin demokrasi içinde, eşit vatandaşlık yoluyla çözülmesini istiyoruz. Bu Amerikan sistemi zaten. Onlar da eşit vatandaş olarak yaşıyorlar.”

Bu sözleri nasıl yorumlarsınız?

Amerikan sistemi ve demokrasi içinde eşit yurttaşlık…

Gülerce, ABD’de eyalet sistemi olduğunu bilmez mi? Yoksa Fethullahçılar eyalet sistemini mi savunuyor Türkiye’de?

Şimdilerde moda şu : Üniter devlet yapısı içinde demokratik hak ve özgürlükler…

Ulus devleti “iğdiş” etmenin tek yolu laf cambazlığı oldu benim ülkemde…

Şimdi yine üç nokta koyduğumuz konuyu yeniden ele alayım…

“Taraf” ın sahibi 39 yaşındaki Başar Arslan’ ın iki kardeşi var.

Babaları Ahmet Arslan emekli öğretmen. Ankara Zafer Çarşısı’nda kurduğu yayınevini 36 yıl sonra “Artık yeter, çalışmıyorum” diyerek 1997 yılında oğullarına verir.

Sav doğruysa ABD’de İngilizce, Brezilya’da Portekizce, İspanyolca öğrenir…

Peki Fethullah Gülen’ i tanır mı ABD’de?

Bilemem(!).

Bildiğim, Zaman gazetesinin, “Taraf” ı övüp göklere çıkarmasaydı.

İşkillenmiştim!..

***

Gazeteleri gazeteciler çıkarır…

Yazı yazmak, röportaj yapmak ayrı bir iştir, yazıişlerinde çalışmak, mutfağı bilmek ayrı iş…

En zor olanı ise muhabirliktir…

Gazete gazete olmayınca istediğiniz kadar “Kürt sorunu” diye yazın, “ABD, AB’yi ve Fethullah’ı yalayın” , köşelerde ukalalık yapın, ” demokrasi, özgürlükler ” sloganı atın, gazeteyi haber sattırır…

Galiba “Taraf” Fethullahseverlerin desteğiyle “Haydi yürüyün koçlarım” denilerek okura sunulmuş…

Sonuç?

Satışına bakın anlarsınız

Bugünün “altıncı” ve “zarfçı” sı Akın İpek’in arkasında kim var?

Fethullah Gülen!..

Akın İpek , gazetesini o nedenle parasız dağıtıyor.

Gazeteler para öğütür, habercilik para ister!..

5-6 bin satan “Taraf” gazetesine değirmenin suyu nereden geliyor, söyler misiniz? Alkım Yayınları sahibinin bu yükü tek başına kaldırdığına inanıyor musunuz?

***

Gazetenin birinci sayfası “Zaman” gibi Fethullah’a övgüden geçilmiyor…

Fethullah Gülen bugün 8 milyar doları elinde tutuyor , Kuzey Irak’ta da şube açan “kuyumcu” ya bir haber verir, “Taraf” ın satışını 100 bine çıkarır…

Biraz sabırlı olun “Taraf” taki dostlar. Fethullah arkanızda, maaşlarınızı alırsınız, paşalar gibi de yaşarsınız…

8 milyar doların 100 milyon doları “Alkım” a aksa ne olur ki?

Denizde kum tanesi!..

Bu taraftan bakınca ben bunları görüyorum!..

GASTE GAZETESİ: BEDAVA GAZETE!

medya | Etiketler:, — 11 Şubat 2008

Ne zamandır bekliyordum, oldu. Gaste gazetesi çıktı.Bugün ilk sayısı: şehrin merkezi yerlerinde bedava dağıtılıyor!

“İstanbul’un ücretsiz günlük gazetesi” sloganıyla çıkan Gaste, 32 sayfa. Bedava olduğu için, tahmin edeceğiniz üzere, gelirini reklamlardan sağlıyor. Daha ilk sayıda bile, oldukça fazla reklam var diyebiliriz. Tabloid formatında olduğu için, sayfaları, özellikle de sıkışık alanlarda çevirebilmek için jonklör olmak gerekmiyor. Tabloid formatını seviyorum!

Gaste gazetesi, Free News adında bir şirkete ait. HR dağıtım adında, adını duymadığım bir kanal tarafından dağıtılıyor. Nasıl dağıtılıyor derseniz, TÜBİTAK servisini beklerken, duraktaki mini standdaki biri tarafından elime tutuşturuldu. Gazeteyi beleşe aldığım için bir de teşekkür yedim(!). 1 YTL verip Taraf gazetesi aldığım halde suratıma fırlatan bazı öküz bayilere örnek olsun!

Neredeyse hiç siyasi haber yok. İç sayfalarda, Obama abi ile ilgili bir haber vardı; Clinton abla’yı ezip geçmiş filan. Doris Lessing abla “öldürürler bunu” demiş ama neden açıklamamış. Çok fazla 24 dizisi seyrediyor olmalı; ya da Kennedy’yi de zenci sanıyordu?

Bu beleş gazete akımını başlatan şahıs, İsveçli Pelle Anderson’mış. Çok da iyi olmuş. Dünyanın birsürü yerinde zaten vardı, biz de nasiplenebiliyoruz artık.

Ne kadar çıkar bilmem; umarım birileri aptallık edip reklam vermekten kaçınmazlar!

Açıkçası, eksik olmasına rağmen hoşuma gitti. Biraz belediye bülteni havası var; hatta elime ilk aldığımda “yerel seçim yatırımı” sandım.

Daha sonraki sayılar çıktıkça, üzerinde daha detaylı konuşmak da mümkün olur.

Yeni gazetelerde adet olduğu üzere Gaste’nin de bir web sitesi yok; en azından künyesinde rastlamadım. Çünkü gazetenin web sitesi olması ayıp, yasak ve de günahtır. Taraf ile aynı yoldan gidip, bizleri hafiften kızdırıyorlar. Olsun; yine de güzel hizmettir diyerek yolunuz açık olsun diyelim…

İSTATİSTİKLER

Blogumda toplam 6125 yorum ve 880 blog girdisi bulunuyor.

ARŞİV

1234