FERRARİ ALMAMAK İÇİN ÇOK SAYIDA NEDEN

otomobil,pazarlama,reklam,toplum | 20 Temmuz 2007

ferrari resimleri 6 resmi Ferrari almamak için çok sayıda neden yazısı otomobil  kategorisindeFerrari markası lüks tüketimle sembolleşen az sayıda markadan biri. Üstelik, Ferrari markasını sadece spor otomobil olarak görmüyoruz. Bu Ferrari enflasyonundan bana gına geldi: Ferrari imzalı cep telefonu, Ferrari saat, Ferrari gözlük, Ferrari t-shirt, hatta Ferrari laptop.

Eskiden Ferrari‘yi severdim çünkü bu pazarda itici güçtü. Örneğin, F40 çıktığında, Ferrari‘den daha saf bir spor araç yoktu. Daha iddialı Ferrari F50 çıktığında ise, birkaç rakibi vardı. Ferrari Enzo çıktığında ise, Ferrari ancak ilk 10′a girebilen bir araçtı. Kısacası, Ferrari artık adının meyvesini yiyen bir marka.

Havadan 2 milyon dolar gelse ne alırdım? Bir kere, mutlaka Mitsubishi Evo8, ama FQ400. İlla bir süper spor alacaksam, bu muhtemelen Koenigsegg olur. Koenigsegg’e sadece mükemmel bir spor araba olarak bakmıyorum; girişimcisi de çok saygıdeğer bir adam. Tek başına, dünyanın en iyi süper sporunu yapma iddiasıyla ortaya çıkıyor ve bunu başarıyor. Biraz Mark Shuttleworth tarzı…

İşte size Ferrari almamak için birkaç neden:

1.Ferrari, parası olan herkesin alacağı bir marka. Zengin biri için sıradan.

2.Ferrari, fazla gündemde: üç kuruş da oradan kazanayım diye dallanıp budaklanan firmaları sevmiyorum.

3.Ferrari‘nin bir gizemi yok. Sokaktaki 10 yaşında çocuk bile bütün özelliklerini biliyor.

4.Ferrari benim için sadece zenginim modelini temsil ediyor. Örneğin Dodge Viper gibi, “zenginim ve zoru severim”, McLaren F1 gibi “zenginim ve en iyisini isterim” ya da Aston Martin gibi “zenginim ve kaliteden anlarım” gibi bir imajı yok.

5.Ferrari, replikası olan, kopyalanan bir araba.

6.Ferrari, teknolojik öncülük yapmıyor ya da yapamıyor.

7.Ferrari, Koenigsegg gibi, hırslı bir adamın malı değil, çok para kazanmak isteyen bir şirketin malı. Oysa, Ferrari’yi Ferrari yapan, ilk kurulduğu zamanda olduğu gibi, birkaç kişinin hırsı ve inadıdır. Şimdi bunun mirasını yiyor, dolayısıyla Ferrari yeterince “bireysel” değil.

8.Ferrari, kapitalizmin çirkin yüzüyle özdeşleştirilen, klişe haline gelmiş bir isim artık. “Ferrarili hödük”, “ayı ama ferrarisi var” gibi cümleleri sık sık duyuyoruz. Oysa kimse bir Aston Martin’i örnek alarak, “ayı ama Aston Martin’i var” demiyor.

Zenginin malı züğürdün çenesini yordu yine:)

AVEA'NIN REKLAM KARNESİ, VEYA “TÜM GENÇLER EBLEH MİDİR?”

reklam,web | 5 Temmuz 2007




patlican resmi Aveanın reklam karnesi, veya “tüm gençler ebleh midir?” yazısı reklam  kategorisindeAvea, Tarkan ile anlaştığı zaman, Tarkan’ın acaip zengin olup, sevabına Avea’nın sponsorluğunu yaptığını düşünmüştüm; zira koskoca Tarkan fotografları ve albüm kapakları yanında, ufacık Avea logoları vardı.

Avea, daha sonra, uçak kanatlarına reklam vererek “icraatlarına devam etti”.

Şimdiki “bombaları” patlican. Ama patlican.com değil, patlican.com.tr! Bunun Avea’nın sitesi olduğunu öğrendiğimde, ağzımdan otomatikman şu cümle çıktı:”istikballerini görmüşler”!

Dünyada, ülke uzantılı web sitelerine girme alışkanlığı yok. Internet’e hergün giren 100 adama sorsanız, en az 20′si, bütün sitelerin .com uzantılı olduğunu iddia eder. Birisi, patlican.com’u almış, ileride de çok zengin olacak! Peki, sen niye israrla tutturup, patlican.com.tr’yi alırsın, sonunda .tr olunca daha ciddi, kurumsal filan mı gözüküyor?

Üstelik, kimsenin patladığı çatladığı filan yok. Baktılar olmuyor, uyanıklık edip ekolay.net altına taşımışlar ki, hitler yüksek çıksın. (powered by e-kolay.net, Amerikan şirketidir aslen, Microsoft ve Boeing gibi şirketlerin web sitelerini yapmışlardır)

Ben de size biraz istatistik vereyim şimdi:

Alexa’ya göre, patlican.ekolay.net, trafiğin %1′ini alıyor! bilgiyarismasi.ekolay.net 3%, stg18.ekolay.net bile (artık ne sitesiyse!) %1. Patlican, patlamış yani! Asıl bomba, domainin Orijinal adına bakınca, daha bir “patliyor”. 3 aylık Alexa ortalaması 749.000′lerde! Bu hafta 453.000′lerde kalmış. Zamanında açıp ilgilenmediğimiz, kenara attığımız siteler bile çok daha fazla hit alıyor!

Diğer “gıcık” bir nokta, özellikle cep telefonu operatörlerinin reklamlarında rezil bir Türkçeyle, reklam karakterlerini embesil gibi konuşturması. Hani fazla konuşmayın, mikrodalgalar kavurur beyninizi, aha böyle salak olursunuz mesajı mı vermek istiyorlar, anlamadım. Vodafone belki biraz kaliteyi artırır dedim ama, bizimkilerin onlara uydukları yok. Allah için Vodafone cıvımıyor. Patlican’da, “muhabbete akican” filan gibi akla zarar linkler var. Tez zamanda adlarını haketseler de nefes alsak diyorum!

MEDENİ ŞİRKET:REKLAMSTORE

pazarlama,reklam,web | 4 Temmuz 2007

Türkiye’deki şirketlere attığım maillara cevap verilmemesinden sık sık bahsediyorum. Ne de olsa, dünyada lider şirketler bunlar, ayrıca hissedarları müşir paşa torunları.

Az önce garip birşey oldu: Önce, ReklamStore’un bir blogu olduğunu öğrenip şaşırdım (insanlarla ilişki kuran Türk şirketi??) Sonra, bloglarına yorum bırakıp Joomla için hazırladığımız modülden bahsettim, ama yayınlayacaklarını sanmıyordum (bizim yapamadığımızı zibidinin biri mi yapmış sendromu).

10 dakika geçmeden, bir e-mail aldım, ReklamStore’dan. Herhalde, “yorumunuz için teşekkürler” tarzı bir otomatik yanıt sistemidir diyerek açtım ama değilmiş.

Adamlar gerçekten mail atmışlar!

Merhaba Barış Bey,

Önceden de tanıdığımız Pozitifpc’yi Reklam Store’da görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yaptığınız eklenti için çok teşekkür ederiz. Daha önce bize Joomla’ya nasıl reklam ekleyebileceğini soranlar olmuştu. Bu modülün birçok kişinin işine yarayacağına eminiz.

İyi çalışmalar

Reklam Store Müşteri Hizmetleri

Ben ReklamStore’un önünü açık görüyorum, çünkü artık bizim insanımızda burunlarından kıl aldırmayıp, bir de insanları aptal yerine koymaya çalışan çok sayıda Türk şirketinden fena halde sıkıldılar. Bakın işte, ReklamStore’un gönüllü reklamını yapıyorum şu anda!

“Reklamın iyisi kötüsü olmaz” lakırdısına da inanmıyorum. Tanıdığım ve blog edinmek isteyen herkese, Mynet’i kullanmamalarını önerirken, reklam servisi olarak ReklamStore’u önereceğim. Bence reklamın en iyisi, yabancıların dediği gibi “word of mouth”, bir tanıdığınızın, üstelik de güvendiğiniz birinin tavsiyesinden daha değerli bir reklam yok.

NE OLDU TÜRK TELEKOM PROTESTOLARI?

bilgisayar,reklam,web | 26 Haziran 2007

Hatırlarsınız, güzide bilgisayar dergilerimizden biri, zamanında Türk Telekom’un tarifelerini protesto etme bayraktarlığına savunmuş, “bu amaçla” hazırladığı banner’lar ile de, şimdikinin yarısı kadar sörfçü çekemeyen sitesine çok sayıda ziyaretçi çekmişti.

Sonra bilin bakalım ne oldu?

Başta İstanbul olmak üzere, birkaç ilin Tüketiciyi Koruma Dernekleri, muayyen bir günde, tarihi hatırlamıyorum, Türk Telekom binaları önünde eylem yapmaya karar verdiler.

İstanbul’daki eylemde 20 kişi bile yoktu! Herkes ağlanıp sızlandığı halde, demekki 12 milyonluk İstanbul’da sadece 20 kişi rahatsızdı!

Bilin bakalım, aynı derginin çalışanları bu eylemde ne yaptılar? Hiç! Çünkü orada değillerdi!

İstanbul Tüketiciyi Koruma Derneğinin başkanı, haklı olarak çileden çıktı ve “bu fiyat bile size az, müstahaktır” türünden bir açıklama yaptı.

Önümüzdeki aylarda, Türk Telekom’dan reklam almamak için inat eden dergiler hariç, hiçbir bilgisayar dergisi “vay efendim, bu tarifeler kazıktır, Internet yerlerde sürünüyor” diye açıklama YAPMAYACAK. Bir satır YAZMAYACAK. YAZAMAZLAR.

Neden mi? Çünkü Türk Telekom artık devlet kurumu değil ve REKLAM VERİYOR!

Para geliyor ya, eski keller sırma saçlı oldular. Kördüler, badem gözlü oldular. Tabi, ortak işler yaptıklarını da bilen bilir, o ayrı.

TÜRK TELEKOM'UN ALENİ KAZIĞI

Ben yaklaşık 4 senedir ADSL abonesiyim. Abone olduğumdan beri, eskiden 128K olan, daha sonra 256K’ya çıkan, o yerlerde sürünen ama sınırsız bağlantıyı kullanıyorum. Damlatan duşla banyo keyfi misali, sınırsızca gezip tozuyorum Internet’te.

Türk Telekom (komik de, adı “Türk”, kendisi İtalyan şirket), yeni kampanya yapmış. Yeni abone olanlara, beleş modem verip şimdikinin yarı fiyatından filan “hızlı Internet” “çekcekmiş”. Hızlı Internet bu borumu! Millet de keriz ya, kimse Avrupa’nın en yavaş bağlantısını en pahalı fiyattan kullandığımızı bilmiyor, hızlı Internet diyorlar. Artık Cem Yılmaz’a sırıtıp acımızı hafifletiriz.

Yeni abone olanlar, benim ödediğimin yarısından azını ödeyip aylarca Internet kullanacak, bir de üstüne beleş modem alacaklar. Ben zaten keriz olduğum için, aynı tarifeden kullanmaya devam. Birileri de, bunu büyük bir hizmetmiş gibi, manşet yapıyorlar ön sayfalarda. Bir de utanmadan, 2 sene aboneliği garanti edene, %6 indirim diyorlar. İyi de, bu ben abone olurken, 4 sene önce de vardı!

İSTATİSTİKLER

Blogumda toplam 6125 yorum ve 880 blog girdisi bulunuyor.

ARŞİV

123456