2010 DÜNYA KUPASI HAKKINDA - MAÇLAR NEDEN SIKICI?

güncel | 20 Haziran 2010

Biraz önce, aslında renklendirdiğimizi sandığımız hayatın ne kadar da basitleştiğini ve “standardize” olduğunu düşündüm bunları yazarken. Komodo IDE üzerinde yeni bir projeye başladım ve artık o kadar sıkıldım ki, bloga birşeyler karalayayım dedim. Ve bunu da yine Komodo IDE üzerinde yapıyorum! (Bu arada Komodo IDE, XUL üzerinde çalışıyor: Yani Firefox gibi, Flock gibi, Thunderbird,  Songbird [...]

Biraz önce, aslında renklendirdiğimizi sandığımız hayatın ne kadar da basitleştiğini ve “standardize” olduğunu düşündüm bunları yazarken.

Komodo IDE üzerinde yeni bir projeye başladım ve artık o kadar sıkıldım ki, bloga birşeyler karalayayım dedim. Ve bunu da yine Komodo IDE üzerinde yapıyorum! (Bu arada Komodo IDE, XUL üzerinde çalışıyor: Yani Firefox gibi, Flock gibi, Thunderbird,  Songbird ya da benzer birçok proje gibi bu da Mozilla tabanlı. “Standardizasyondan” bahsederken, aldığım ekran görüntüsü tam da yerine oturumuş oldu!)

Futbol izlemeyi sevmeyen biri olarak, fanatik bir Dünya Kupası izleyicisi olduğum söylenebilir. Hemen her Dünya Kupası’nda, özellikle de son yıllarda söylenen bazı klişeleşmiş cümleler var: “Eski yıldızlar yok, maçlar artık eskisi gibi heyecanlı değil”.

Bunlarda doğruluk payı var. Ama çok önemli birşeyi gözden kaçırmamak gerek: Son 20 yılda, futbolcuların boy ortalaması neredeyse 20 cm arttı. Artık sahadaki futbolcuların neredeyse hepsi, 300 Spartalı’dan fırlamış gibi. 20 sene öncenin obez (Maradona, Gascoigne, vs) veya kısa (Maradona, Littbarsk, Platini hatta yıldızların neredeyse hepsi) ya da sıska (Socrates) oyuncuları artık Messi gibi çok istisnai durumlar hariç, yok…

Futbolda çok büyük paradigma değişimleri oldu.

Herşeyden önce, “durarak oynanan”, “bloklardan oluşan” takım yapıları değişti. Puşkaş’a bakın: Evet; adam şeytani spor zekasına sahip. Topa çok iyi vuruyor. Tekniği harika. Ama bütün
maç boyunca, elleri belinde topun gelmesini bekliyor rakip kaleye yakın biryerde. Çok hırslanmadığı zamanlar, Maradona’da böyle oynardı. Ben Pele’nin santradan beriye geldiğini neredeyse
hiç görmedim.

Beslenme ve Antrenman

İlginçtir ki,dünyanın en popüler sporu, spor teknolojisini en geç kullanmaya başlayan dallardan biri aynı zamanda. Özellikle 80′li yılların sonunda,
Almanlar sporcu beslenmesine ve bilimsel antrenman programlarına son derece fazla önem vermeye başladılar. Bu dönemde, Alman futbolcular atletizm
programları uygulamaya başladılar. Gerçekten de, 1990 Dünya Kupası’nda, 1988 ve 1992 Avrupa Kupalarında, Almanlar eski teknik oyuncularının yerlerini
dolduramamalarına rağmen, çok yüksek fizik kapasiteleri ile yarı finallere gelebildiler.

İtalyan Devrimi

Günümüzdeki “takım halinde hucum, takım halinde savunma” anlayışını ilk başarı ile uygulayan, yanılmıyorsam İtalya oldu ve İtalya’da, bu taktiği çok iyi
uygulayan Milan’dan kaptı. Aslında yüksek fizik gücünüz varsa, bu taktik, rakibi önce boğup ve yorup, sonrasında da posası çıkan rakip orta sahayı kolayca geçip, kalabalık
orta saha ve forvetle rakip defansı hallaç pamuğu gibi atmanızı sağlıyordu.

Günümüzde futbolda, ileride bekleyen forvet, görev tanımları çok kısıtlı tek tip oyuncular gibi şeyler yok. Artık futbolcu olmak isteyen biri, herşeyden önce uzun boylu ve
iyi fizikli olmak, bunun yanında da iyi kondüsyona sahip olmak durumunda.

Aslında geçmişte “zevkli maçlar” dediğimiz şey; bloklar arasındaki derin boşlukların, ciddi defans ve orta saha hatalarının rakip forvetlerce değerlendirilmesinden ibaretti:
Bugün uzun sprintle gole gidilen durumlar fazla değildir; zira katedilecek o kadar uzun mesafeler kalmıyor. Ayrıca defans oyuncuları artık “ikinci sınıf oyuncular” arasından seçilmiyorlar.
Hepsi gayet hızlı adamlar; muhtemelen çoğu forvetten daha hızlılar. Defansa çekilen takım, takım halinde kapanıyor genelde. 5 metrede bir oyuncu olunca, o eskilerin kademesiz, arka arkaya aralarında
10 metre ile dizilmiş defans oyuncularının geçilip goller atıldığı maçlar da hayal oluyor. Ki bu dünya kupasında, bahsettiğim anlamda şimdiye kadar oynanan en zevkli maç herhalde Danimarka – Kamerun maçı oldu. Çünkü Danimarka’nın yaşlı ortasaha-forvet oyuncuları geriye dönemiyorlardı; golü yedikten sonra saldırmak zorunda kalan Kamerun da disiplini elden bırakınca, oluşan defans hata ve zaafiyeti sayesinde güzel bir maç izledik.

RSS StumbleUpon Yahoo Twitter Delicious Digg Google Bookmarks Facebook

6 Yorum

eren | 20 Haziran 2010

’70 dünya kupası’nda kaç yaşındaydınız da, “pele’nin ortasahanın gerisine geldiğini hatırlamıyorum” gibi bir nostalji yaptınız merak ettim bir anda.

http://www.barisatasoy.com/guncel/2010-dunya-kupasi-hakkinda-maclar-neden-sikici
Barış Atasoy | 20 Haziran 2010

70′de doğmamıştım; tıpkı Puşkaş zamanında olduğu gibi:) Ama eski dünya kupalarını fırsat buldukça izlerim; mesela şu ara NTV Spor yayınlıyor.

http://www.barisatasoy.com/guncel/2010-dunya-kupasi-hakkinda-maclar-neden-sikici
eren | 20 Haziran 2010

özet görüntülerine göre tespit yapmak eğlencelidir. kolay gelsin.

http://www.barisatasoy.com/guncel/2010-dunya-kupasi-hakkinda-maclar-neden-sikici
Son_Silahsor | 5 Temmuz 2010

Hala aynı şeyi düşünüyor musun? Sanırım işin sırrı eleme sisteminde…

http://www.barisatasoy.com/guncel/2010-dunya-kupasi-hakkinda-maclar-neden-sikici
Barış Atasoy | 6 Temmuz 2010

Aynı şeyleri düşünüyorum; aslında “zevkli” dediğimiz bazı maçlarda, “zevkli” dediğimiz şeyler, hızlı futbol ve bol gol. Bu daha önce dediklerimle çelişmiyor: futbol, artık teknikten ziyade güç oyunu; bireysel beceriler takım oyunu içinde eriyor ve öne çıkamıyor. Bunun illaki kötü birşey olduğunu söylemiyorum; hatta organize bir takım oyunu izlemek gözüme çok hoş geliyor. Mesela Arjantin’i daha ilk maçında sildim kafadan. Çünkü takım filan değillerdi. Ama İspanya, Almanya hatta kısmen Hollanda mest ediyor beni. Dikkat edersen “yıldızlı takımlar” hemen şapa oturdular. Mesela ben Portekiz’de Ronaldo’yu cidden oynatmazdım.

http://www.barisatasoy.com/guncel/2010-dunya-kupasi-hakkinda-maclar-neden-sikici
Barış Atasoy | 6 Temmuz 2010

Küçük, iddiası olmayan bazı takımlar, eleme grubunda iyi maçlar çıkararak göz zevki yaşatabiliyor. Örneğin Kamerun gibi takımlar direk çeyrek finale gelseler, grupta oynadıkları güzel futbolu göremeyeceğiz. O da lazım:)

http://www.barisatasoy.com/guncel/2010-dunya-kupasi-hakkinda-maclar-neden-sikici

Yorum yapın

JUKEBOX

xing

SON YAZILAR

İSTATİSTİKLER

Blogumda toplam 5836 yorum ve 846 blog girdisi bulunuyor.

KATEGORİLER

SON YORUMLAR

ARŞİV

BAĞLANTILAR