İsrail ile Türkiye savaşır mı? Bana göre çok düşük ihtimal; ama mümkün değil de diyemem. Gerçek şu ki, AKP hükümeti, İsrail’e “giydirerek” hem tabanından, hem de haklı olarak İsrail’den nefret eden insanlardan oy topluyor. Diğer tarafta ise, ben Türkiye’ye bölgesel jandarmalık görevi biçildiğini düşünüyorum. Belki bu görevi İsrail ile birlikte yapacak; ama bölgedeki Arapların huzura kavuşması için, en azından İsrail’i “dövmüş gibi yapmak” şart. 
Bu olaylar bana normal gelmiyor: HAMAS’a yakınlığı ispatlanmış ve İslami yönünü öne çıkaran bir yardım grubu, İsrail’e yola çıkıyor. İsrail, haklı olarak, durdururuz diyor. Sizin karasularınıza, bir İsrail gemisi, “Kürtlere yardım götürüyoruz” diyerek izin almadan girse, ne yapacaksınız?
Kimisi, “yahu bunlar sivil halk, neden bu kadar sert tepki gösterildi ki?” diyor. Bunu diyenlerin, devletler ve devletler hukuku hakkında hiçbirşey bilmedikleri ortada.
Herşeyden önce, hareket o kadar masum değil. Bu bir “ambargo delme” hareketidir. O gemiye izin verseler, bölge yolgeçen hanına döner, İsrail ezik bir duruma düşerdi. Doğal olarak bunu yapamazlardı. Zira israil’in tek yapmayacağı şey, taviz vermektir. Çünkü birkez taviz verirse, gerisi çorap söküğü gibi gelir.
Elbette müdahale şekli iğrençtir; ama ne bekliyordunuz ki? İsrail terörist bir devlet. Bunu yıllardır söylüyorum. Başka ülkelere, örneğin İsveç’e sızıp masum insanları öldürüyor, karşılığında da pişkinliğe vurup şımarıkça çıkıyor işin içinden. Sivilleri canının istediği gibi öldürüyor. Herkes İsrail’e söylenir gibi yapıyor ama kimsenin somut birşey yaptığı da yok.
Ancak bu durumda, Türkiye’de iyiniyetli değil: Davutoğlu, Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyini toplamaya çalışıyor. Ortada zekice düşünülmüş ama çok acemice tezgahlanmış bir oyun var. Ben İsrail’i sıkıştırmak istesem, gemileri gözaltına alacağımı söyler, ama bir şekilde kaçtıkları yalanını atardım. Böylece devlet olarak suça iştirak etmemiş olurdum. (Zira “biz İsrail’e izin vermeseler de gidiyoruz” diye bas bas bağıran gemilere buyur git demek nasıl bir mantıktır anlamıyorum!) Ayrıca gemi daha yola çıktığında Güvenlik Konseyine gidilmeliydi. “Ama o zaman İsrail müdahale etmezdi” diyene gülerim.
Yani bir yandan da açık bir provokasyon var. Üstelik acemice de. Sonuç? En az 10 ölü. Kimse kusura bakmasın ama 1.5 yaşında çocuğu o gemiye bindiren zihniyet de İsrail kadar hasta. Üstelik bu piyes pekala ters de tepebilir: İsrail’e efelendiğinde, geri adım atmayacaklar. Bu durumda savaşa girmezsen de korkak damgası yiyeceksin. Yani tek mantıklı yol savaşa girmek…
Savaşa gireceğimiz ülke, tek başına bir kıtayı 6 günde yenmiş bir ülke. TSK, modernizasyon ihalelerini genelde İsrail’ e veriyor. Kendi sınırlarımızı, onların ürettiği Heron’lar ile gözlüyoruz. Savaş uçağı hariç, neredeyse tüm silahlarını kendi tasarlayıp üreten bir ülke İsrail. Tank gibi ağır silahlar dahil. Buna karşılık, “Mehmetçik 1″ diye lanse edilen, “biz yaptık” diye atıp tutulan silah Heckler & Koch 416. Piyade tüfeğimizi bile yapamıyoruz yani.
Umarız ki, ikinci bir 6-7 Eylül vakası yaşanmaz. Ya da bu gemiler ikinci Goeben ve Breslau vakası olmazlar…
Benim için bu olay, AKP’yi bitiren olaydır. Zira bu olayda, “çılgınlıkta sınır tanınmamıştır”…
İHH ile gemilere bindirilen insanlar, resmen provokasyon için bile bile ölüme gönderilmiştir. Sadece Türkiye değil, diğer devletler de, terörist İsrail’in istediği gibi adam öldürmesine BİR KEZ DAHA boyun eğmiştir.
“Birleşmiş Milletler” denen örgütün herhangi bir fonksiyonu yoktur. Bu örgütte çalışmak, hele yönetim kademesinde bulunmak utanç vermeli insana…
“Sizin karasularınıza, bir İsrail gemisi, “Kürtlere yardım götürüyoruz” diyerek izin almadan girse, ne yapacaksınız?”
1. Basında yayınlandıgı üzere gemi israil karasularında değilmiş. Dolayısıyla kimse kimsenin sınırlarını ihlal etmiş değil.
2. Tüm kürt ve kürt kökenli vatandaşlarımızı aşalamışsınız. Bence onu PKK’lılara diye değiştirsenin daha uygun olur.
1.Evet haklısınız. Bunu sonradan farkettim ve doğal olarak bu durumda söylenecekler çok değişmiş oldu. Zira bu durumda, İsrail terörist olduğunu bir kez daha tescillemiş oldu.
2.Burada bir aşağılama yok. Yıllar önce Kürt demek dahi yasaktı ve bahsettiğim durumlara benzer durumlar yaşandı. Burada utanılacak birşey varsa utanması gereken Kürtler değil, Kürt diye bir halk olduğunu dahi inkar eden biz Türklerdir.
“Savaş uçağı hariç, neredeyse tüm silahlarını kendi tasarlayıp üreten bir ülke İsrail. Tank gibi ağır silahlar dahil. Buna karşılık, “Mehmetçik 1″ diye lanse edilen, “biz yaptık” diye atıp tutulan silah Heckler & Koch 416. Piyade tüfeğimizi bile yapamıyoruz yani.”
Bu ülkede saçma sapan kıstaslarla işe alımlar yapıldığı sürece biz hala o uçakları, tüfekleri yapamıyor olacağız diye düşünüyorum.
yazılarınızı buyuk bir şekilde okudum bir kaç yere tam olarak katılmakla beraber bazı noktalarada deyinmek istiyorum.israil in turk ucak ve tanklarını modernize ettiği bir gerçek israil in ise güçlü bir ülke olduğunu hepimiz biliyoruz.ama geriye dönülüp bakıldığı zaman ise çanakkele savaşları gibi dünyanın en buyuk ordularının çanakkalede nasıl bir hezimete uğradığını unutmamak gerekir.zaman her ne kadar teknoloji ise türkiyede bunu yeni anladımış olacakki son dönemlerde büyük gelişmeler gösteriyor.sizin mehmetcik 1 diye her ne kadar çakma bir silah olsada bunu görmemezlikten gelmek ve bunun bir gelişme olmadığını göstermek ne derece doğrudur?..ayrıca tai mkek nurol roketsan aselsan kale kalıp buyukmıchı bmc otokar gibi şirketlerin son dönemlerde ne yaptıklarına bakabilirsimiz.turkiyede teknoloji yok gibi turkıye herşetde dışa bağımlı gibi amiyane tabirler kullanmakta bence pek doğru değil.