RAKI VE GELENEKSEL İÇKİ

keyif | 2 Mart 2010

Rakı her ne kadar Türklerle özdeşleşmiş olsa da, tarihsel olarak bakıldığında bizim geleneksel içkimiz kımızdır demek, sanırım daha doğru. Rakı gibi içkileri bizden başka birçok millet zaten çok uzun süredir üretiyor: Yunanlıların ouzosu, Bulgarların mastikası mesela. Hatta, ben bu hafif şekerli ve alkol oranı daha yüksek rakıyı bizim rakılardan çok daha fazla seviyorum. Türkler göçebe [...]

mastika 225x300 resmi Rakı ve Geleneksel İçki yazısı keyif  kategorisindeRakı her ne kadar Türklerle özdeşleşmiş olsa da, tarihsel olarak bakıldığında bizim geleneksel içkimiz kımızdır demek, sanırım daha doğru. Rakı gibi içkileri bizden başka birçok millet zaten çok uzun süredir üretiyor: Yunanlıların ouzosu, Bulgarların mastikası mesela. Hatta, ben bu hafif şekerli ve alkol oranı daha yüksek rakıyı bizim rakılardan çok daha fazla seviyorum.

Türkler göçebe bir millet olduklarından, “dünya nimetlerinden” sebeplenmeleri de çok geç olmuş. Bu da gayet normal; zira tarım yapamadığınız için içki üretmeniz de neredeyse imkansız. Nitekim kımız, nebati (bitkisel) kökenli olmayan nadir içkilerden: at sütünden yapılıyor.

Bununla beraber, Osmanlı İmparatorluğunu kuran atalarımız -Selçukluları da yabana atmayalım- medeniyetin doğduğu ve çeşitlendiği yerlere yakın olmanın, ticaret yollarını da elinde tutmanın avantajıyla, çok kısa sürede dünya nimetleriyle tanışıyor. Rakının Arapça kökenli, damıtılmış anlamına gelen “arak” sözcüğünden geldiği iddia ediliyor. Etimolojik kökeni hakkında emin değilim; ama rakı kültürünün “hibrit” bir kültür olduğu ortada. Bir kere, rakı mezeleri Ermeni ve Rum ağırlıklıdır; ancak Arap kaynaklı olduğunu düşündüğüm bazı mezeler de var.

İklimin, sosyal, hatta coğrafi yapının da içki kültüründe etkili olduğunu düşünüyorum. Mesela votka, üretimi kolay ve toprağın dibinde yetiştiği için soğuğa daha mukavim olan patatesten yapılan, çok daha basit bir içki. Aslında votka, rakının aksine, keyif değil, biraz da ihtiyaç(!) içkisi. Sibirya gibi biryerde donmamak ve son derece depresif şartlara tahammül edebilmek için votka neredeyse şart. Çok daha spesifik bir örnek olarak, İzlanda’nın Brennivin’ini verebiliriz.

Şarap ise, en çok Almanya’da tüketildiği halde, Fransa’nın milli içkisidir diyebiliriz (son araştırmalar, Fransızların biracı, Almanların ise şarapçı olduğunu gösteriyor!) Doğal olarak, şarap, mezesini de ağırlıklı olarak yine Fransız kültüründen almış: peynir türleri ve et.

Biraz düşününce bu içkiler arasında en “sosyal” olanının rakı olduğu geliyor akla: Rakının tek başına pek içilmeyen bir içki olması, belki biraz da mezesinin çeşitliğinden kaynaklanıyor. Tabi “yumruk mezesi” ile içmiyorsanız. (yani mezesiz; birara bu lafın nereden çıktığını da anlatırım belki). Küçük bir detay olarak, Atatürk, rakıyı sadece beyaz leblebi ile içermiş. Bu tip rakı tüketiminin özellikle Selanik’de epeyce yaygın olduğunu duymuştum. Akla da yatkın geliyor; zira Selanik’in “Yahudi yerleşimi” olduğu iddia edilse de, nüfusunun en az yarısı Türktü. Muhtemeldir ki, Selanik, İstanbul ya da diğer liman şehirleri gibi kozmopolit değildir. Hatta Selanik nufüsunun çoğu da Karamanlar diye biliyorum. Atatürk’ün de Karaman Türklerinden olması bence kuvvetli bir ihtimal: rastladığım çok sayıda sarışın-mavi gözlü, Karaman kökenli Türk var. Özellikle Konyalı olanların neden sarışın ve mavi gözlü olduklarına pek anlam veremezken, zaman içinde Osmanlı’nın çok çekindiği Karamanları oradan oraya sürmesinden dolayı değişik yerlerde karşılarımıza çıktıklarını da anlamış oldum.

Aslında rakı, Osmanlı geleneğini çok güzel yansıtan bir içki; gerek mezeleri, gerekse sofra kuralları ile. Koltuk meyhanelerinden meşhur ayyaşlara, sofra adabından mezelerine kadar herhalde rakı kadar “yan kültürünü” yaratmış bir başka içki yok. Yıllarca Tekel’in elinden içtiğimiz berbat rakılar yüzünden biraz geride kalmış olsa da rakı üretiminin özelleşmesiyle her zevk ve keseye uygun, farklı ürünlerin ortaya çıktığını, rakı kültürünün tekrar canlandırılmaya çalışıldığını (çok yetersiz ve yanlış şekillerde de olsa) görmek güzel.

RSS StumbleUpon Yahoo Twitter Delicious Digg Google Bookmarks Facebook

Yorum yapın

JUKEBOX

xing

SON YAZILAR

İSTATİSTİKLER

Blogumda toplam 6125 yorum ve 880 blog girdisi bulunuyor.

KATEGORİLER

SON YORUMLAR

ARŞİV

BAĞLANTILAR