Aslında, bu fotografa bakınca, sanırım kestirme cevaba ulaşabiliyoruz.
Fanatik’in iğrenç başlıkları bilinmedik birşey değil; hatta bu önsayfa, Fanatik standartlarında epeyce edepli bile sayılabilir. Ben bir gazeteye, siteye reklam versem, reklam verdiğim mecranın imajını, ne halt ettiğini araştırır ve takip ederim.
Başlık diplomatik kriz çıkaracak cinsten: Bunlara bir çakmak lazım. Hırvatistan büyükelçisi, “ne lan bu?” dese, gel de açıkla. 
Allah için “çakmak” dememişler, fotografını koymuşlar.
Bence o başlığı atanı tutup (prize takılı fiş resmi) lazım. Kötü bir niyetim yok. Elektriği hiç kesilmesin demek istiyorum. Ya da, şarj etmek filan. Şarj olsun ki, böyle şahane manşetlere imza atıp dursun.
Oldu mu?
Şimdi gazete dedikleri şeyin en tepesine bakın. Türk milli takım ana sponsoru TTnet. Diyeceksiniz ki, başlığı TTnet içinmi atmışlar (TTnet ile ilgili bu tip hislere sahip abone çok). Yok değil. TTnet, reklam vermiş. Bir bakıma, o başlığın atılmasına sponsor olmuş. Bundan bir kriz çıktı mı? Öyle ya, TTnet, “bu nasıl başlık ulan” der, reklamı çeker, ona lafımız yok. Benim bildiğim, bu “haberden” sonra da TTnet reklamları yayınlandı.
Elbette, bu tip başlıklarla gururu okşanan geniş bir hödük kitlesi var memleketimizde. Bu hödüklerden dünyada da çok var. Ama mesela Telia Sonera, tutup Norveç’te böyle bir reklam vermez. Reklam verdiği yayın organı böyle bir saçmalık yaparsa da tazminat davası açar. Kaldı ki, bahsettiğim ülkelerdeki reklamları abdestiniz bozulmadan zor seyredersiniz!
Fanatik bir spor gazetesi olarak oldukça Light ve para verilmeyecek düzeyde. Şunuda anlamakta zorluk çekiyorum. Pırıl pırıl kağıda basılı Habertürk Spor varken ve özellikle bu gazete gerek editoryal, gerekse kadro bakımından tatminkar bir içerik sunarken, başka spor gazetesi aramak neyin nesidir?