BASILI MI, ELEKTRONİK Mİ?

toplum | Etiketler:, — 10 Nisan 2010

iPad çılgınlığından sonra eminim ki kitapların ve gazetelerin e-reader, e-okuyucular üzerinden dağıtımı daha yüksek sesle tartışılmaya başlanacak. (Bu arada, iPad bir e-reader değil ve vapurda giderken gazete okumak istiyorsanız, gölge biryer bulmanız şart. Gerçek bir e-reader ekranında ise bunlar sorun değil)trh2 300x291 resmi Basılı mı, elektronik mi? yazısı toplum  kategorisinde

Aslında yıllardır tartışılıyor bu. 2006′da Pozitif PC e-dergiyi PDF formatında çıkardığımızda, reklam için kendi olanaklarımız dahilinde irtibata geçtiğimiz herşey, “bu basılıyor mu?” dedi. Hayır, basılmıyordu: bilgisayar ve iletişim teknolojileri gibi günlük değişimlerin piyasayı sarsabildiği bir ortamda, neden dergileri saklayasınız? Üstelik, reklamsız haliyle bazı aylar 250 sayfayı bulan içerik ürettik ve bunu insanlara bedava dağıttık.

Yukarıdaki paragraf, aslında “elektronik dağıtımın” birçok avantajını ortaya koyuyor: ucuz ya da bedava içerik dağtımı mümkün, arşiv fiziksel olarak sorun olmaktan çıkıyor. Elbette işin içinde romantik faktörler de var: örneğin ben, birçok kitabın kokusunu severim (bazıları ayak gibi kokar, ayrı) Ama en nihayetinde, kitabı içeriği için okurum, cildi, sayfaları, yazı karakterleri güzel olduğu için değil.

Elektronik dağıtımın bir başka avantajı da, tatile giderken 20 kitap için bir bavul daha almak yerine, el bagajınızda yüzlerce kitap taşımanıza olanak sağlaması. Gerçek bir e-reader inanın çok iyi bir okuma deneyimi sağlıyor; bunu bilgisayar başında ya da laptoptan kitap okumakla mukayese etmeyin bile.

Elbette, benim yaşıtlarım arasında direnenler çoğunlukta…

Ben de kolay kolay basılı kaynaklar dışında monitörden birşey okuyabilenlerden değilim; ama yeni kuşak bizim bu arıza ve yetersizliğimize sahip değil. Evet, bu bir yetersizlik. Çünkü elektronik kitap, bize yeni olanaklar da sağlıyor: yazı içinde videolar, resimler, fotograflar, sesler ve tabi başka belgelere linkler. Şimdi, Wikipedia’yı keşfettikten sonra kaç kez 22 ciltlik Brittannica’nın yüzüne baktığınızı düşünün. Klasik bir ansiklopedide tek bir maddeye bakıp başka şeyleri de merak ettiğimizde belki 10 cildi daha yerinden çıkarmak durumunda kalıyorduk. Hiç kuşkusuz, HTML, basit ama çok etkin bir devrimdir ve ortaya çıkış amacı da tam olarak bahsettiğim şeydir.

Romantik nedenlerden ya da ayak uyduramadığımızdan ötürü, bu avantajları hiçe sayamayız. Bu bir devrimdir. İster alışın, ister alışamayın, dünya bu yöne gidecektir.

Elektronik kitap, aynı zamanda ekolojik, ucuz (ilk yatırım maliyetinden sonra!) ve pratiktir. Rüzgarda uçuşmaz. Islanıp hamur olmaz. Otobüste giderken sayfanın diğer yarısını yanınızda oturanın ağzına, gözüne sokmanız gerekmez.

Elbette mevcut yayın tekelleri bu gelişmeden rahatsızlar; zira dağıtım ve basım tekellerini ellerinde tutmaktan ötürü “otopark işletir gibi” kazandıkları rantı zaman içinde kaybedecekler.

Kültürel olarak da, medeniyete büyük katkısı olacağı aşikardır; zira dağıtım kanallarıyla anlaşıp matbaa, dağıtım derdine düşmeden sizde kendi derginizi, kitabınızı yayınlayıp para kazanabilirsiniz. “Ama kopyalama?” diyebilirsiniz. O sorun şimdi de var. Üstelik yayın tekelinden ötürü kitaplar pahalı ve eserini yayınlama hakkı küçük, mutlu ve şımarık bir azınlığın elinde.

Unutmayalım ki, matbaa çıktığında da insanlar el yazması kitapların sanatkarane bezemelerinden, güzel görünümümden, ciltlerinden bahsediyordu ama okuyabilen sadece zengin ve ayrıcalıklı bir kitleydi.

İSTATİSTİKLER

Blogumda toplam 6125 yorum ve 880 blog girdisi bulunuyor.

ARŞİV