Apple, yeni ürünü iPad ile, elbette kendini büyük bir baskı altına sokuyor: iPod ile Mp3 çalar piyasasını, iPhone ile ise akıllı telefon pazarını şekillendiren Apple, bu sefer değişik bir segmente el attı. Aslında, Apple’ın hedeflediği pazar, bu sefer diğer ürünlerinde olduğunun aksine, çok açık değil. Herkesin büyük bir yanılgı ile “e-book reader” olarak algıladığı cihaz, bu alanda çok ciddi bir dezavantaja sahip: Bahsettiğimiz dijital kitap okuyucular, e-ink denilen özel bir ekran kullanıyorlar. Bu ekranlar, günümüzdeki taşınabilir cihazlarda kullanılan LCD -Likit Kristal- ekranlardan çok farklı. e-ink denilen bu ekranların en büyük özellikleri, açık havada çok rahat okunabiliyor olmaları. Bildiğiniz üzere, LCD ekranların IPS teknolojisi içeren modelleri bile güneş ışığında okunmaz hale geliyorlar; üstelik ışık ekrana vurmasa bile. Öte yandan, e-ink ekranlar, neredeyse direk güneş ışığında bile rahat okunmaktalar. Diğer artıları, son derece düşük enerji tüketimleri. Bu sayede, bahsettiğim cihazlarda 24 saat çalışma süresi yakalanabiliyor. Bunun yanında, LCD ekranların aksine, yazı karakterlerini son derece net ve keskin görüntüleyebiliyorlar. 
Dolayısıyla, iPad, bir reader değil. Elbette, Apple, çoğu insanın bunu bilmediğinin de farkında! Mevcut readerların özel ekran teknolojisi nedeniyle fiyatları oldukça yüksek. Yaklaşık 400 dolara Kindle satılırken, Apple Store‘a giden birinin, “hmm, hem ekranı renkli, hem daha büyük, hem dokunmatik ekranlı, hem internete girebiliyor, hem Apple, hem de..sadece 500 dolar!” diyerek bu cihazı alması muhtemel. Aslında bir e-reader olarak kullanılmadığı sürece, ne işe yarayabileceği de çok açık değil. Klavyesi olmadığından, netbook yerine taşıyabileceğiniz bir cihaz değil. İçinde GSM modülü olmadığından telefon değil. Sonraki modellerde 3G gelecek ama, sadece internette o an elzem sitelere girmek ve birini kolayca aramak için iPhone çok daha uygun bir seçim. Yani bu veriler ışığında, ilk satışa çıktığında iyi satıp, sonrasında tökezleyeceğini düşündüğüm bir ürün iPad. Apple‘ın Newton deneyimi geliyor aklıma..
Apple, depolama alanına göre üç ayrı model sunuyor: iPad 16GB, iPad 32 GB ve iPad 64GB. Fiyatları sırasıyla 499, 599 ve 699 dolar. Bu fiyat, elbette ABD fiyatı. Bilkom’un fiyatlandırma ölçülerine bakıldığında, bu cihazların Türkiye’de en az 900 dolardan başlayacağını düşünüyorum. Nisan ayı sonu itibariyle, 3G’li versiyonlar da çıkıyor. 3G’li iPad’ler için, bu fiyatlara 130 dolar ilave etmeniz gerek.
Apple iPad, büyükmüş gibi görünse de aslında oldukça küçük bir cihaz. Bir A4 kağıtla kıyasladığımızda, 3 santim daha dar ve 11 santim daha kısa olduğunu görüyoruz. Çerçeve payını da eklersek, cihazın ekranı National Geographic ebatlarında bir dergi kadar diyebiliriz. Büyük olmaması kimi için avantajken, kimi için dezavantaj. Açıkçası, ekranı biraz daha büyük olan bir netbook almak benim için daha cazip bir seçim görünüyor. 680 gramlık ağırlık da, klavyesi ve diski olmayan bir cihaz için çok da hafif sayılmaz. Cihazın tam ölçüleri 242.8 mmx189.7 mmx13.4 mm. 3G’li model 50 gr daha ağır olacak.
9.7 inçlik IPS teknolojili LCD ekranın çözünürlüğü 1024×768. Eğer netbookların düşük çözünürlüğünden şikayetçi değilseniz, bu çözünürlük oldukça tatmin edici diyebiliriz. Ekran elbette
dokunmatik ve iPhone ile benzer fonksiyonları içeriyor. Zaten işletim sistemi de aynı. Yine iPhone’da olduğu gibi, parmak izini (fazla) belli etmeyen oleofobik kaplama kullanılmış. Oleofobik de ne derseniz, özel bir malzeme filan değil:) Latince bir kelime ve oleo yağ demek. Fobiyi zaten herkes biliyor. Yani OLED, AMOLED filan gibi teknik bir kelime değil bu.
Bu cihazda da son dönemde çıkan tüm mobil Apple ürünleri gibi, sabit bir batarya var. 25 WAh kapasiteli Lityum polimer pilin 10 saat kullanım ömrü sağladığı söyleniyor. 3G kullanımdayken bu “teorik” süre 9 saate iniyor. İyi bir rakam, ancak bir e-reader için uygun değil. Zaten daha önce de bahsettiğim gibi, bir e-reader olarak değerlendirilmemeli.
Neyseki Apple bu sefer özel bir soket filan uydurmaya kalkmamış. Cihazı USB bağlantısı ile bilgisayarınızdan şarj edebiliyorsunuz. Yanında şarj cihazı verilse de, bilgisayardan şarj ediliyor olması elbette iyi bir özellik. Darısı cep telefonlarının başına. Şu USB şarj ve bağlantının stnadart olması gerekli.
Apple, iPad’i piyasaya sürmeden aylar önce bir ARM tabanlı işlemci tasarımcısı olan P.A Semi’yı aldı. Apple A4 isimli işlemci, özel bir tasarım filan değil; bir ARM Cortex A9 tabanlı SoC, yani
tek yonga üzerinde grafik, CPU, ses, ağ gibi özellikleri birleştiren bir tasarım. Bu işlemci 1 Ghz hızında. Bilindiği gibi Google Nexus One, Qualcomm Snapdragon kullanıyor. Nvidia Tegra, Qualcomm Snapdragon ve Apple A4 derken, mobil cihazlardaki CPU gücünün dramatik düzeyde yükseldiğini söyleyebiliriz.
ARM Cortex‘den 2.5 sene kadar önce bahsetmiştim. Keza Nvidia Tegra ile ilgili de birşeyler karalamıştım burada; aradan yıllar geçmiş. Demek ki aslında sektör sandığımız kadar hızlı gelişmiyor.
PowerVR SGX ise GPU kısmını oluşturuyor. Mimari olarak, bu işlemci şu an iPhone’da kullanılan Cortex A8′in bir ileri sürümü. İşlemci, 45nm litografi ile üretiliyor ve Samsung fabrikalarından çıkmakta.
iPad’de WiFi ve Bluetooth 2.1 + EDR bulunuyor. Herkesin sorduğu sorulardan biri, hafızasının genişletilip genişletilmediği. Böyle bir şansınız yok. Öte yandan, USB portu ileride firmware’ın kırılması halinde dışarıdan USB bellek bağlamaya izin verecektir diye düşünüyorum.
Dijital pusula, yardımlı GPS, ivmeölçer ve ışık sensörü cihazda bulunan algılayıcılar. Doğal olarak aGPS, 3G’siz modellerde işe yaramıyor ancak bluetooth üzerinden GPS modülü kullanma şansınız var. Bu platforma pek yakın olmadığım içi daha fazla yorum yapamıyorum.
Kulaklık çıkışı olarak ise standart 3.5 jack kullanılmış. Bu cihazda Apple saçmalıklarına gidilmemiş olması sempatimi kazandı.
iPad’in ekran klavyesinde Türkçe desteği yok. Film ve ses formatı desteği konusunda da tipik bir Apple; yani pek birşey beklemeyin. Özellikle Ogg desteği olmaması midemi bulandırdı. 
Yazılım olarak ise Mobil Safari ve Mail sürümleri internet bağlantısı kısmında göze çarpanlar. e-kitap uygulaması Mac OS X‘in Preview özelliğine benziyor, ancak bu cihaza özel kotarılmış. Notes, Calender ve Contacts gibi tipik Apple uygulamaları da mevcutlar. iTunes da uygulamalar arasında çünkü aynı iPhone’da olduğu gibi, Apple, uygulama satışından da para kazanmak istiyor.
Sonuç olarak, “ne at ne eşek” diyebileceğimiz türden cihazlardan biri Apple iPad. Kesinlikle riskli bir hareket ve açıkçası satın almak için bir neden de bulamadım. Pahalı olmasa, salondaki sehpaya koymak üzere alınabilir.