GÜÇ DELİLİĞİ

toplum | 13 Aralık 2009

Önemli bir çıkartma sırasında uyandırılmaya cesaret edilemediği için emir-komuta zinciri aksayan, bu yüzden de o bölgenin kaybedilmesine neden olan Hitler. Seks skandalları ile Roma’nın hem halkında hem de yönetici kademesinde derin bir nefret uyandıran Caligula, Lenin devrimini yozlaştırarak 5 milyon muhalifi katleden Stalin…İlk baktığımızda, bu adamlarla özdeşleşen bazı davranışların gerizekalılıkla delilik arasında biryerde olduğunu görüyoruz. [...]

caligula resmi Güç Deliliği yazısı toplum  kategorisindeÖnemli bir çıkartma sırasında uyandırılmaya cesaret edilemediği için emir-komuta zinciri aksayan, bu yüzden de o bölgenin kaybedilmesine neden olan Hitler. Seks skandalları ile Roma’nın hem halkında hem de yönetici kademesinde derin bir nefret uyandıran Caligula, Lenin devrimini yozlaştırarak 5 milyon muhalifi katleden Stalin…İlk baktığımızda, bu adamlarla özdeşleşen bazı davranışların gerizekalılıkla delilik arasında biryerde olduğunu görüyoruz. Oysa, iktidarlarının ilk zamanlarında, hepsi son derece zekice işler yapan adamlar. Peki neden zaman içinde psikopat delilere dönüşüyorlar?

Cevap basit. Sınırsız güç, iktidar ve yargılanmama bu adamları delirtiyor. Bunda çok garip bir durum filan yok; yeterince yaşayan ve en azından kendi alanında diktatör olan her insan bunu yaşayacaktır. Hatta bilimadamı, sanatçılık filan gibi akla dayanan işlerle uğraşmanız dahi buna engel değil.

Garip olan, bu insanların aptallarla aynı belirtileri göstermesi. Ben, delilik ile aptallık arasında ince bir çizgi olduğu iddiasına gülüyorum. Hayır, delilik ile aptallık tamamen farklı şeyler. Tam tersine, ben bu adamların cidden aptallaştıklarını düşünüyorum: beyin yapıları hala tam teşekküllü olarak yerinde duruyor, tecrübelerini unutmuyorlar, muhakeme yetenekleri zayıflamıyor. Sadece makul ve mantıklı insanların ihtiyaç duyacağı düzeyde beyin faaliyeti içinde değiller. Tam aksine, hayvanlaşıyorlar: çok güçlü ve doğal düşmanları olmayan, kolay avlanabilen hayvanların zekaya ihtiyacı yoktur.

Gariptir ki, modern dünyada bu hayvanların sayısı oldukça fazla. Aslında gururlandığımız uygarlığımız çok da ahım şahım birşey değil. Belli periyotlarla bahsettiğim tür insanlığın kapıldığı sanrılara ve iktidar sarhoşluğuna medeniyetimiz de iştirak ediyor. İki zıt vaka gibi görünmesine rağmen, Caligula dönemi ile Engizisyon dönemi arasında “sapkınlık düzeyi” açısından anlamlı bir fark yok. Her ikisi de aslında aynı tip marazlara sahip insanların kolayca girebileceği farklı yollar.

Aslında bana göre bir uygarlığın “uygarlık” seviyesi, ya da bir insanın “insan olma” seviyesi, çılgınlık ve hayvansı güce teslim olma noktasını kontrol edebilmesiyle alakalı. Modern demokrasiler, hala askeri darbelere mukavim değiller örneğin; silahı olan, seçilmiş iktidara biat etmek zorunda değil. (Dünyanın kalanıyla entegre olma zorunluluğu, çok şükür askeri darbeleri frenliyor modern ülkelerde. Türkiye’deki AB karşıtı taraflardan birinin endişesi de tamamen artık limitsiz güce sahip olamayacağı gerçeğinden kaynaklanıyor) Belli delilikler, kapitalizmin dişlilerini yağladığı için makul kabul edilirken (çok pahalı bir ürünü satın alabilmek için 12 saat ayazda sıra beklemek, polisin dövdüğü grubu polisle beraber dövmek), normal insan tepkileri çok şiddetle cezalandırılabiliyor (Otoriteye isyan eden çocukların narkotik haplarla kontrol edilmesi)

Bu yüzden, bazı gelişmeleri akıl yürüterek anlamak olası ya da makul değil.

Uzun zamandır düşündüğüm şeylerden biriydi; DTP’de kapatılınca yazayım dedim!

RSS StumbleUpon Yahoo Twitter Delicious Digg Google Bookmarks Facebook

Yorum yapın

JUKEBOX

xing

SON YAZILAR

İSTATİSTİKLER

Blogumda toplam 6125 yorum ve 880 blog girdisi bulunuyor.

KATEGORİLER

SON YORUMLAR

ARŞİV

BAĞLANTILAR